Kısırlaştırılmış Özgürlük

Kısırlaştırılmış Özgürlük

 

Kısırlaştırılmış Özgürlük

 

Bahar tekrar gelir mi dersiniz?

Yoksa sadece umut vaadi mi yüreklerimize?

Düzen hikayeleri örtüsünde aslında düzene sahip olmayan tamamen kaos üreten bir devirdeyiz. Bu karmaşa içinde inandığımız değerler ve planlanan gelecek istediğimiz tatmin olma hissini vermediği için deliriyoruz. Bir şeyler yapmayı insanlar için o kadar zorlaştırmışlar ki, aylarca uğraşıp sınava girip üniversite kazanıp canını dişine takarak çalışan insanlar bile aç kalabiliyor. Bahsettiğim tatmin olma hissi sağlanamıyor fakat pratikte baktığında gerçekten hak edilen bir his. Bu devirin kahpeliği de bu bizlere.

Düzenin çarkı olabilmen için uğraşırlar hep, sen istemesen bile topluma dahil olman -çarkın bir parçası- için çabalarlar ve en acınası durum da şudur; bu harcadıkları çabayı biz ve biz gibiler için doğru olarak görürler fakat bilmezler aslında kafeste oyuncakta dönen basit farelerden öte değillerdir. Kendi küçük manzaraları en iyi manzaraymış gibi gösterilir gözlerine. Şükret(!) Nesine şükredeyim, ardı arkası kesilmeyen zararlı ilişkilere mi, çark olmanı isteyen topluluğa mı, her fırsatta para denen illeti dayatan sisteme mi yoksa insanların köleden farksız olduğunu gören gözlere mi?

Bu bok çukurunun içinde yuvarlanmamızı istiyorlar ve bu çukura girmemiz için zorluyorlar. Her birimiz debeleniyoruz, aptal olan insanlar bunun için çabalıyor. Size kötü bir haber vereyim, bunun için çabalayan insanlar çok fazla. Bağıra bağıra söylüyorum her seferinde, toplumun çoğunluğunun yaptığı doğru değildir bunu artık ahmak kafanıza sokmanız gerekiyor. Bu durumların rahatsızlığı, her seferinde yükselmiş engeller yüzünden deliriyoruz. O kadar alıştık ki artık, deliliği seviyoruz. Bizler için ayrıştırıcı haline gelmiş delilik, deli olmayanla yapamıyoruz fakat karşımızdaki insan en az bizim kadar deli olduğu zaman da anlaşamıyoruz.

Yalnız mıyız, sanmıyorum ama o denli iletişimde anlam eksikliğine sahibiz ki kendimizden başkası yokmuşcasına düşünüyoruz. Sahip olduğumuz bu düşünce aslında kendimize benzeyen insana bile ön yargı var ettiğinden dolayı, birbirimizden uzaklaşıyoruz. Yüreklerimizi bozdunuz! İçi içine sığmayan vücutları küçücük kafesten çıkamaz hale getirdiniz, mutlu olun yaptıklarınıza çünkü insan ırkının ne kadar boktan olduğunu kanıtladınız bizlere. Sonrasında size boyun eğmeyenlere de bir takım yapıştırmalar yapıştırdınız. Bize özgürlüğümüzü, umutlarımızı geri verin.

En güzel manzaramızın önüne duvar ören toplumdur, toplum farklı düşünen insanlar için kanserden daha tehlikelidir. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.