Kendimizde miyiz?

Tecrübe edinerek, yaşayarak, acılara susup olgunlaşarak atlattık hep bu yılları.

Darbe, virüs, deprem gibi felaketlerle karşılaşarak anladık eski sıradan günlerin kıymetini ama hala daha nerede nasıl konuşmasını, insanlara nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen; içinde sevgi, hoşgörü, anlayış ve merhamet olmayan kötü ve cahil bir toplumla boğuşuyoruz.

Kısacası insanlarda hala insanlık arıyoruz.

O yüzden bu ülkenin ve insanlığın adaletini hep sorguluyoruz maalesef.

Kadın tecavüzcülerinin ve katillerin elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda dolaştığı bir dönemde yaşıyoruz ve farkında olduğumuz halde engelleyemiyor, gittikçe bu tür iğrenç durumların artışını izliyoruz.

Ne mi yapmalıyız? Kendimizi her konuda geliştirmeli gerektiğinde değiştirmeliyiz.Ama ilk önce insan olabilmeyi becermeliyiz.

Karşılaştığımız her kötü durumla

ra ve zorlu mücadelelerimize karşı ders çıkarmalı, karşısında güçlü durmalıyız. Çünkü bu hayat vazgeçenleri affedemeyecek kadar acımasızdır.

Her zaman dik durmalı ve başka bir konuya da gelecek olursam her ne olursa olsun özümüzdeki merhametimizi kaybetmeyip iyi niyetimizi de korumalıyız.

Mesela marifet: kimseye zararı olmayan açlıkla mücadele eden sokak hayvanlarını barınaklara kapatmak değil, sevgi ve şefkat gösterip doyurmaktır.

Marifet: kenarda köşede su ve mendil satarak ailesini geçindirmeye çalışan çocuklara yardım ederken kameraya çekip sosyal medyada paylaşarak şov yapmak değil, onların gururunu kırmadan; başkalarına da iyi niyetinizi kanıtlamadan sadece bir yardım eli uzatmaktır.

Yine bir başka konu hakkında da kendimi örnek göstererek anlatmak isterim.

Bugüne kadar hep kolay bir hayatım olmadığını düşündüm. Sonradan bakış açımı ve düşünce tarzımı değiştirerek anladım ki aslında bunların hepsi sadece bir düşünceymiş. Yani hayatımı zorlaştıran yaşadıklarım değil, benim fazlasıyla kafamı doldurup meşgul eden düşüncelerimmiş.

Her şeyin fazlasının zarar olduğunu hatırlattım hep kendime.

Her insan gibi benimde gelecek kaygılarım, geçmişteki kötü hatıralarım oldu. Ama artık bunları kafamı takacak kadar boş zaman geçirmemek için çabalıyorum.

Bana iyi gelen şeylerle meşgul olmaya ve sorumluluklarımı yerine getirmek için harcıyorum bütün vaktimi.

Her zaman farkındaydım hiçbir şey yapmayarak boşa vakit öldürmenin yarattığı pişmanlıklardan.

İnsan bu hayatta ne yaparsa kendine yapar. Kimsenin acıları ya da başarıları bir başka insanın umurunda olmaz. Başka insanlar sadece işlerine geldiklerini görür.

O yüzden kendinizi başkalarına kanıtlamak için değil, kendiniz için doğru olan neyse onu yapın.

Bu hayatı başkalarına yaranmak için yaşamak, sadece kendi fikirlerinizin ve kararlarınızın olmadığını gösterir.

Bu anlattığım cahil kesimin arasında harcanmak yerine sadece kendiniz olun ve etrafınızda hala iyi niyetli, düşünceli, anlayışı, saygılı kalan insanlara ve kendinize iyi bakın..

yazar

Yazar: Ceren Şen

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.