Kayıp İkiz Kardeşler: "Keşke" ve "Acaba"

Barok döneminin tipik sloganını bilmeyenimiz yoktur. “Carpe Diem.” Anı yaşa, gününü gün et. Yani, anda kal. Geçmişini unutma, geleceğini düşün. Tüm bunları yaparken ise bugünü unutma. Çünkü sadece tek bir an var yaşadığın.. Bugün.. Ancak günümüzün çok önemli bir sorunu ne yazık ki anda kalamamak. Birçoğumuz ya geçmişe takılı kalırız ya da geleceği oldukça fazla dert edinir günümüzü kendimize zehir ederiz. Geçmiş veya gelecek fark etmeksizin ikisi de bizim anda kalmamızı engelleyen şeylerdir. Genelde geçmişle ilgili pişmanlıklarımızı, üzüntülerimizi dile getirirken ya da geçmişte yapmadığımız, ihmal ettiğimiz şeyler sebebiyle geleceğimizle ilgili kaygılarımızla iç içe yaşamak zorunda kalırız. Söz konusu bu pişmanlık ve kaygılarımızı çeşitli kelimelerle dile getiririz. Dile getirdiğimiz bu kelimeler ise içinde bulunduğumuz sisli ruh halimizi daha da derinleştirir biz farkında olmadan. Bu kelimelerden en etkili ve tahrip edici olanlarını ise şöyle tarif etmek istiyorum:Geçmiş ve geleceği birbirine bir köprü gibi bağlayan, birbirlerinin kayıp ikiz kardeşleri. Nedir bu kelimeler: Keşke ve Acaba…Geçmişimizde yaptığımız hatalar, korkuyla yaklaştığımız için içine giremediğimiz durumlar sebebiyle yaşadığımız pişmanlıklar gibi durumlar sebebiyle kullanırız çoğu zaman “keşke”yi.. Sadece 5 harf, kısacık olan bu kelime bizim günümüzü öyle bir etkiler ki,  geçmişimizle ilgili pişmanlıklar gelecek kaygısını da beraberinde getirerek paradoks içine sokar insanı. İşte bu noktada keşkenin kayıp ikiz kardeşi gelir.. Acaba.. Acaba bunu böyle yapsaydım şimdi daha iyi olur muydum?, Acaba böyle davransaydım, şimdi daha mı mutluydum? Devamında şu kelimeyle başlar cümle; Keşke yapsaydım, ne kaybederdim ki.. İşte geçmişle ilgili belirsizlikler, günümüzü ve geleceğimizi de etkileyerek içinden çıkılmaz bir hale sokuyor bizi. Unutmayın hayat ne olursa olsun, yaşamaya değer, risk alarak, limitlerimizi zorlayarak ilerleyip kendi hikayemizin kahramanı olarak devam etmemiz gerekiyor hayatımıza.. Limitlerimizi zorlarsak ya hayatımız alt üst olursa diye korkarak ilerlemeden, çünkü nereden biliyorsun hayatının altının üstünden güzel olmayacağını. Haydi durma harekete geç, hiçbir şey için pişmanlık çekmemek için cesur ol ve katıl hayatın akışına, o akışa yön vererek ilerle.. Bu hikayede başrol sensin.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.