Karantina Köşem

Bu seneye Haziran ayında Roma’da yapılacak olan yakın bir arkadaşımın düğün hayaliyle başladım.  Her şey o kadar güzel gidiyor ki bizim Roma’da olduğumuz hafta Euro 2020 İtalya- Galler maçı olacaktı ve biletimizi de almıştık. O atmosferi hissedecek olmanın heyecanı dolmuştu içimize. 2020 bize uğurlu gelecekti hissediyorduk.

Ve tabiki de öyle olmadı. Şubat ayında İtalya’da vakaların artmaya başlamasıyla hayallerim suya düşmeye başlamıştı. Böylesine bir hayal kırıklığıyla kendi köşeme çekilip beni oyalayacak aktivite arayışlarına girişmiştim. İşte benim karantina köşemdeki aktiviteler:

1.     Yogaya başlamak

      Bu süreçte yaptığım en iyi şeylerden biri diyebilirim. Anda kalmakta zorlanan, beyninde sürekli kırk tilkiyle dolaşan biri olarak yoga bana kendimi çok çok iyi hissettirdi. Daha önce hiç yoga yapmamıştım ve kendi kendime Youtube’da video izleyerek başladım. Bence Elvin Levinler bu konuda insanı gerçekten de çok iyi yüreklendiriyor ve samimiyetiyle sizi sarıyor. Hem bedeninize hem de zihninize iyi gelecek  bir şey arayanlara şiddetle tavsiye edilir.

2.     Suluboya yapmak

       Yaklaşık  bir sene önce belki bir ara  kullanırım diye aldığım sulu boya defterini bu süreçte bana göz kırparken buldum. Gittim hemen kırtasiyeden hiç de profesyonel olmayan bir suluboya ve üçlü fırça seti aldım. İlk önce Pinterest’te ve Instagram’daki beğendiğim  resimleri yapmaya çalıştım. Baktım ki bu iş böyle olmuyor bana bir workshop lazım derken Instagramda Sevgili Yağmur Yörük’ün videolarıyla karşılaştım. İşini çok seven insanlar bir şekilde sizi de işin içine  çekiveriyorlar. Kendimde bir yönümü daha keşfetme şansı buldum bu dönemde : Suluboya yapmayı sevdiğimi.

3.     Günlük tutmak

       Hayal kırıklıklarımın üzerine, kendimin ve ailemin sağlığı konusundaki endişelerim de eklenince bu günlerin kayıt altında tutulması gerektiğini düşündüm ve günlük  tutmaya başladım. Her gün olmasa bile ara ara yazıyorum. İnsan ancak yazdığı zaman kendisine dışarıdan bakabiliyor gibi geliyor bana. Ben birilerine miras bırakmak, kalıcı olmak için değil; kendimi anlamak  için yazanlardanım. Kendi kafa karışıklıklarından çıkamayanlara da buradan kocaman tavsiye: YAZIN!

4.     Podcast Dinlemek 

      Yeni bir şeyler öğrenmekten keyif alan, yeni bir şey öğrenmediğinde/ yapmadığında o günü boşa geçirmiş sayanlardansanız evde, arabada, bulaşık yıkarken, ütü yaparken kulağınızda size eşlik edecek pek çok tatlı sohbet bulabilirsiniz. Benim favorilerim: Mirgün Cabas ve Can Kozanoğlu tarafından hazırlanan İlk Sayfası ve Nilay Örnek Tarafından hazırlanan Nasıl Olunur. Bunun dışında podcastleri yabancı dilinizi geliştirmek için de kullanabilirsiniz. Pek çok İngilizce hikaye anlatan hatta IELTS gibi sınavlara hazırlık amacıyla örnek konuşmalar yapan podcastlar mevcut. İlgililere duyurulur.

5.     Online Kurslar

      Elimizin altında ulaşabileceğimiz o kadar çok online kurs varken, biraz vaktim olsa da şunlara bir katılsam dediğiniz her şey için işte zaman. Benim için bu dijital fotoğrafçılık oldu. Her ne kadar şu sıralar güzel fotoğraflar çekecek ortamlar sınırlı olsa da tekrar dışarıda özgürce dolaşabileceğimiz, deniz havasını içimize çekip konserlerde coşabilceğimiz günler olacak. O zaman bolca ölümsüzleştirebileceğim kareler de.

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, hepinize iyi karantinalar 🙂

okur

Yazar: Tuğçe

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.