kafamdaki arkadaşlar

Bugün Size abalamın hastalığı olan benimde şuanda bölümünü okuduğum bölümün bir konusu olan beyin rahatsızlığından yani Şizofreni den bahsedeceğim.

öncelikle şizofreni nedir bu konuya kısaca bir değinelim.

şizofreni;bir bireyin davranışlarını, hareketlerini, gerçeği algılayış şeklini ve düşüncelerini çarpıtarak değiştiren, ailesi ve sosyal çevresi ile ilişkilerini bozan psikiyatrik bir hastalıktır.

şimdide size kendi ablamın başından geçen bir olayı tüm çıplaklığıyla anlatacağım.

bir gün evde ablam ve ben oturuyoduk Ablam 20 yaşında okuyan biriydi ben televizyon izliyordum ablamda gözlerini kocaman açmış büyük bir öfkeyle bana bakıyordu. ne oldu diye sormadan ablam konuşmaya başladı.

Ablam-yapamayacaksın.     şaşırdım. ne yapamayacağım diye sordum.

ablam-beni evlendirip başından atamayacaksın dedi.

ne diyorsun abla deyip atıldım sonra sinirli bir şekilde odayı terketti kapıyı çarpıp gitti.böyle kendikendine kuruntularda bulunan duyguları sürekli değişen biri haline gelmişti.bende psikoloji okuduğum için anlıyordum bir sorun olduğunu ve sonunda annem babamla konuşmaya karar verdim durumu bir bir anlattım. ablamın,bu halini farketmemişlerdi o yüzden ben söyledim.ilk başta saçmalama falan deyip geçiştirdidiler ama zamanla durumu dahada kötüleşti ve annemle babamda farkındaydı artık ablam kendi kendine konuşuyor birileriyle sohbet ediyordu ben artık iyice korkmaya başlamıştım kendine birşey yapar,bize bir zarar verir diye.sonunda artık annemle babamında ısrarıyla hastaneye gittik…

orada psikiyatrist doktorla bir güzel konuştular vs.. ama garip birşey vardı ablam düşüncelerinin kuruntu olduğunu gördüklerinin,duyduklarının bir halüsülasyon olduğunu kabul etmiyordu. ona göre o bizden üstünmüş bizim göremediklerimizi gördüğü için özelmiş.

doktorla yaklaşık bir 12 dk konuşmasının ardından doktor bizi içeri çağardı..ablam ı dışarı çıkardı annemle dışarda bekledi.

o sıra doktor konuşmaya başladı-bakın kızınızın durumu gerçekten şuan iyi görünmüyor acil ilaç tedavisi gerekiyor dedi.

-babamda-hastalığı neymiş?diye sordu

doktor bey -kızınız ağır bir paranoid şizofreni hastası.dedi.

babam atıldı-tamamda o genetik bir rahatsızlık değilmi?bizim kızda olamsı muhtemel değil bizde şizofreni hastası yok..

doktor bey-sadece genetik türden olabilecek faktörler değil beynin kimyasal yapısında meydana gelen bozukluklar, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynar.

ordan ayrılıp eve döndük.

ablamın ilaçları içmesi gerekiyordu kötü durumdaydı tamam deyip mutfağa ilaçları içmeye gidince bile susun artık diyip bağardı.ilaçları içti yarım saate uyuya kaldı ve bu böyle devam etti… şimdi size burda ablamın alevlenme döneminden bahsettim. bu dönem hastalığın en ağır geçtiği zamandır çünkü sesler duyup halisülasyonlar görüp hayatının bir cehenneme döndüğünü hissedip çaresiz kalmak çok kötü bir durum olsa gerek.

ablam ilaçlarını düzenli olarak kullanıyordu düzelmişti (ilaçlarını kullandığı sürece)düzelince ablamla bu konu hakkında konuşmaya karar verdim.

sordum-abla sen neler gördün ne duydun çokmu korkunçtu biraz anlatırmısın dedim.

ablamda kabul etti anlatmaya başladı-aslında gördüğüm halisünasyonlar çok kötüydü siyah yüzlü kadınlar,duvardan bana bakan gözler vs.. ama en kötüsü bir gece su içmeye kalktığımda mutfak kapısını açıp bana doğru koşan o kızdı. hiç unutmuyorum onu çok kötüydü gerçekten.

ben-kimdi o kız?

ablam-bilmiyorum! kim olduğunu söylemedi benimle konuşmadı sadece yüzüme bakıp kötü bir şekilde gülüyordu niye gülüyorsun dediğimde sadece kafasını sağa sola oynatıyordu.

ben-peki bu kızı birdaha gördün mü?

ablam-evet.sürekli geceleri geliyordu sadece geceleri!ve bana bakıp gülüyordu.tabi o gülünce kafamın içindeki seslerde bana çirkinliğine gülüyor diyordu.

ben-ha bide kafandaki sesler var onlar nasıllardı?

ablam-onlar aslında o kadar da kötü değil .ilk zamanlar çok gürültü yapıyorlardı ama sonra dinginleştiler.

ben-kaç kişilerdi?

ablam-4 kişilerdi. habire konuşup,kavga edip dururlardı. beni kötülerlerdi. sonra bir ara sizin beni öldüreceğinizi söyleyip dururlardı.

ben-peki onların bu söylediklerine karşıt hiç bize zarar vermeyi düşündün mü?

abla-Tabiki!en korktuğumda buydu zaten. ‘SİZE ZARAR VERMEK. bazen sizden öldüresiye nefret ediyor,bazense sevgiden içime sokmak istiyordum.. duygularım habire değişiyordu bu konuda.

dedi bense  o konuşurken o kadar mutlu oluyordum ki size anlatamam.çünkü anlatırken araya 2-3 de espiri sıkıştırıp gülüyorduk…

ablam hastakığı kabullenmişti artık. düzenli olarak ilaçlarını alıyordu ve bizim gibi hayatını sürdürmeye devam etti..

yani size burda asıl anlatmak istediğim:

– hastalığı kabullenmeniz.

-ilaçları düzenli olarak kullanıp alevlenme yaşamamanız.

-kontrollü olmanız ve bir sorunla karşılaştığınızda hemen ailenize söyleyip’ ERKEN TEŞHİS’ konulması sizin hastalık açısından daha dirençli yapacaktır..

Sağlıkla kalın 🙂

okur

Yazar: Anıl

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.