Kadının Kadına Yaptığı

Hemcinsler olarak kadınlar hep bir rekabet halinde gibidir. “Bir kadın, bir kadın için süslenir.” Lafı belki kulağınıza tanıdık gelmiştir.

Rekabet de hemcinsler içinde zorbalığı ve aşağılamayı doğurur. Kadının fiziğini, karakterini bir bütün olarak eleştiren çoğunlukla yine bir kadındır.

Hemcinsler neden bunu kendine yapar? Neden birlik olmak yerine, aslında çoğunun savunduğu feminizm aksine, hem kendi cinsini hem karşı cinsi aşağılar? Buna değinmek istiyorum.

Bu hayatta çok çeşit tipte ve karakterde insan bulunur. İki insanın anlaşamaması gibi, iki hemcinsin de anlaşamaması oldukça olağandır.

Peki, yaşıtlarına göre kilolu bir kız, beyaz pantolonla okula geldiğinde veya yeni makyaj yapmayı öğrenmeye çalışan bir kız okula bilmem kaçıncı denemesiyle yaptığı makyajı ile geldiğinde neden en çok kızlar tarafından alay konusu olur? Kadınların hakkının en çok kadınlar tarafından savunulması gerektiği bu zaman diliminde, tek yaptığımız bu kızlarımızın özgürlüğünü daha da kısıtlamaktan ibarettir.

Etrafta feminizm adı altında, kadınlar tarafından sadece kadın haklarının savunulduğu gerekçesiyle erkekler bunu alay konusu alırken aslında kadınlar da bu hakları savunurken sadece bu konu açıldığında veya internet başında sözle yetinmekte buluyor.

Aslında şiddetin psikolojik bir yönü de varken, herkese yapılanı kötü ve yanlışken, en çok kadın, kadını alaya alıyor ve kendi cinsini baskılıyor.

Duymuşsunuzdur illaki hem ailenizde hem çevrenizdeki kadınlardan. Bir kadın, bir erkek tarafından saldırıya uğraşmışsa ilk kadının yaptıkları eleştirilir. Kadın da neden adamla konuşmuş, neden elbise giymiş, hep cazgırlıklarından geliyor bu başlarına… İşte bunu konuşanlar, ilk başta suçu işleyende değil, mağdurda arar suçu ve bunu mağdura yapan da kendi hemcinsidir. Aslında fark etmez, suçun her türlü, ne olursa olsun işlenmemesi gerektiğini. İşin tezat yanı ise normal zamanda da bu kadınlarımız şu cümleyi kullanabilmektedir: “Bir kadın isterse sokakta soyunsun, yine de adam kafasını çevirip gidecek.”

Şimdi daha geleneksel bir konuya değinmek istiyorum. Kaynana ve gelinin anlaşamama durumu herkesçe alaya da alınan ve eşin çoğu zaman arada kaldığı klasikleşmiş bir durumdur.

Kaynana, gelinini oğlundan sakınır ve kıskanır adı altında geline sürekli laf sokarak aşağılar. Gelin, yeni gelinse bunu alttan alma yoluna gider ve yıllandıkça aklının başa gelmesiyle laflarını o da esirgemez. Hatta çoğu kız sırf bu yüzden aldığı tavsiyelerle, evleneceği erkeği değil de annesini seçer. Öncelikle her kızın, bir annenin evladı ve ne koşulda olursa olsun oğlunuzun sevdiği bir kız olduğunu önce erkek analarının görmesi gerekir. Bu durumda sürekli aşağılamanın size bir zafer kazandırmadığını da anlamanız gerekir.

Kadın, kadını aşağıladığı için zaten en başta güçlü olabilecekken gücü, daha başta alması gereken yerden alamıyor.

Daha basitinden anne ve kız ilişkisini ele alalım. Şimdiki dönemde biraz daha azaldığını ümit ederek, anneler kızlarına aman kimse duymasın, millet konuşmasın diyerek kocasını alttan almasını ister. Bu bile cinsini aşağılamaktır aslında. Dediklerim tek taraflı anlaşılmasın, en ufak sıkıntıda ki mesela yemeğimi beğenmedi gibi örneklerle çıkan kavgalara binaen söylemiyorum. Gerçekten bir şiddet, bir aldatma içeren durumlar içindir bu yorumum. Ya da en basiti büyürken yapılan cinsiyet ayrımcılığıdır. Erkek evlatlarını, neslini devam ettirecek bir araç olup yüceltirken; kızları, onlara hizmet edecek ve mümkünse hemen evlendirmek istedikleri bir mal olarak görürler. Bu anneler de kendi annesinden bunları görerek yetişmiştir ve baskılar nedeniyle kendini, kendi yetiştirmeyi seçmemiştir.

Yüzyıl ilerledikçe bu tür bir yetiştirme şeklinin giderek azaldığına inanmak ve yeni neslin daha bilinçli olduğuna inanarak bunlara da sadece şöyle bir değinmek istedim.

Sonuçta, kadın birçok verdiğim örnekte de olduğu gibi sürekli kendi cinsini aşağıladığının çoğu zaman farkında değil ya da kendini, savunmaya değer bir canlı olarak görmüyor ki kendinden olan bir canlıyı aşağılıyor. Hayatta bir şeylerin bilincinde olduğunu düşünen kadınlarımız da, baskı ve cahillik içinde yetişmiş kadınlarımız da bilinçli veya bilinçsiz olarak kendi hemcinsini aşağılıyor anlayacağınız…

Her yaştan kadınlar olarak üzerinize düşense çocuklarınızı böyle yetiştirmemek ve herhangi yaşamak istemediğiniz bir şeyi karşı tarafa yaşatmamayı amaç edinerek yaşamanızdır. Bu, her insan için geçerlidir. Kendinize ve tüm insanlara hoşgörülü olun. Birbirinize kin kusmayı bırakın. Herkesi sevmek zorunda değiliz ama haklarımıza biz sahip çıkmazsak kimse çıkmayacaktır. Teşekkürler.

Bu platformda genel olarak içimi dökmek için yazdığım yazıları paylaştığımdan üslubumu ve yazı tınımı ne olur mazur görün.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.