in

İlk Pürnur Nefes

Doğduğun anı hatırla!! Rahman’ın Rahim kanalıyla ve esmasıyla seni besleyip büyüttüğü kainata gözlerini açtığında o kadar pürnursun ki, bakmalara kıyamazsın pamuk şekeri yanaklar, yavaş yavaş, karıncayı incitmeyen, milimetrik hareket eden şahitlik yapacak eller, parmaklar….

Beyin sıfır hiç kir bulaşmamış. Büyüdükçe, zaman ilerledikçe dışarıdan gelen; kirli sözler, sahte gülüşler,yalanlar, türlü entrikalar,ve zamansız haller zamanlar; o saf, temiz ruhu sarmaşık gibi sarmaya başlar. Sarmaşık güzeldir. Göze, gönle hitap eder.Ne ile beslersen onu yansıtır.Ve ruh ya Zümrüdü Anka yada sefil duruma düşer.Uçar uçar kanatlarıyla her yöne yerkürenin dört bucağına, dilekleri ile, niyetleri ile, duaları ile, binbir çeşit rayihalar götürür. O frekanslar, titreşimler Mevlana misali bir kişinin güzel düşüncesi yetmiş bin kişiyi etkiler.

O ruhlar ki güzele iyiliğe susamış ya hissederler, belki kenarından geçer gider hissetmeden usulca..Ne zavallı bir yürek aslında sahibi RABBİM, ama insanın vücudunu vesile kılmış.İnsan o ruhu sıkıştırdıkça acı çekmeye, çatlarcasına hissetmeye devam eder.

Onu güzelliklerle donatsa, iyi niyetlerle beslese, Ruh Ve Beden koşmaya, çoşmaya, konuşmaya başlar sahibiyle ve insanın yüzüne yansır, O nur, çoşku, heyecan, mutluluk ve aşk.

Doğduğumuz gibi tüm enerji nur katmanlarıyla kalabilmek, yaşayabilmek..

Ve Cenneti, Sidret-i Müntehayı hak edebilmek..

Ve insan hakettiği kaderi yaşar.

“Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği yola koyduk) O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.” İnsan Süresi/3

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.