İki yol ayrımı.

Bu hayatı olduğu gibi kabul etmeliyiz, dostlarım. İnsanları da. İNSAN. Vurguluyorum nefes alan, hata yapabilen, sizi dünyanın en güzel varlığı yapan, bazen kederleriyle de gelen, sizi havalara uçuran, minnetle sarılıp öptüğünüz, emek veren, özlem çektiğiniz,kokusuna hasret kaldığınız, tekrar bulamayacağınız, acılarında yanında olup,  beraber yaşadığın, hüznünü hüzün bildiğin, mutluluğuna daim olduğun, beraber hunharca kahkaha attığınız varlıklar. Çok tanıdık geldi değil mi ? Onlardan biri sizsiniz.  Bu hayatı hayat yapan insan, bunu yaradana şükürler olsun. Şükretmeyi de unutmayın lütfen. Şu an nefes alışımız, sevişlerimiz, mutluluklarımız, hayatlarımız… Bunları es geçmeyin. Diyemem size acı çekmeyin. Çekin dostlar. Geri gelmeyecek kayıplar için boynumuz kıldan ince. Ama bu bir hayat sınavı. Dayanıklılığın, yaşanmışlığın ötesinden geçiyor. Varsın zengin olmayalım. Elbet kazanırsın. Elbet çok fazla kıyafetin olur. Onları giyinmediğin olur. Elbet okumadığın ama delicesine aldığın o kitabı gün gelir okursun. Hayatın vurgununu yaşamalısın da. Acıları kederleri almalısın yanına, her şey tam anlamıyla güzel olamaz ki… güzel yapan şeyler de kederden geçer. Güzel günler zorlu duraklardan geçer. Adım adım, emekleyerek, zorlanarak, çırpınarak,tırmanarak. Bu hayat. Yaşamın deliliğini yaşayın. Aşık olun. 

okur

Yazar: Melike

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum