Hiç Doğmamış Kadar Güvenli, Hiç Ölmeyecek Kadar Rahat

Bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik, yaşlılık gibi belirgin yaşam dönemleri vardır. En çok bu dönemler üzerine durulur ve insanlar bu dönemlerin çerçevelerine kendi fotoğraflarını hemen yerleştirir. Ya gençtir ya yaşlı, ya çocuktur ya yetişkin. Ben, bu dönemlerin insanı olma kolaycılığına kaçmak istemiyorum. Bebek gibi; hayata getirilmenin sorumluluğunu hissettirirken sonsuz bencil. Çocuk gibi; istekleri olan, etrafı keşfetmede ısrarcı. Ergen gibi; karakter belirsizlikleri ve arayışı yaşayan, kafasına buyruk, asi. Yetişkin gibi; hayatı akılcı ve tutumlu yaşayan, sorumluluk sahibi. Yaşlı gibi; ümitsizliğe kapılmaya vaktinin olmadığını düşünecek kadar deneyim sahibi ve geçmiş ‘keşke’lerini fırsata çevirmeye çalışan, kendi kulvarında, kimsenin önünde veya arkasında değil, yanında ve kendi doğrularının peşinde tek kişilik bir yarışın içerisindeyim. Bebeklik, çocukluk ve ergenlik aşağıdan; yetişkinlik ve yaşlılık yukarıdan çekiştirirken, ben aralarından slalom çizerek kendi hayat yarışımda değişken bir akışta ilerliyorum. Kendimi keskin çerçevelerin içine almayarak, içimdeki her yaşam dönemini serbest bırakıp; hiç doğmamış kadar güvenli, hiç ölmeyecek kadar rahat hissedebilmenin hazzına ulaşabilme özgürlüğüne sahip olmak istiyorum hayatın akışında.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.