Hayatın anlamsızlığı

Hayatı sorgulamak… olduğunca yorucudur öyle değilmi peki hiç denediniz mi oturup etrafınızdakilerin nasıl , ne zaman , kim tarafınca icat edildi ? Hiç sorguladınız mı ? Ortak bir cevap “hayır” diye düşünüyorum . Peki hiç neden yaşıyorum diye sordunuz mu yada gözlerinizi kapatıp hiç yaşamamış olmayı hayal ettiniz mi ? Sanıyorum ki ettiniz bu his insanı dünyaya bağlayan bir histir hiç varolmamış olmayı düşünmek yaşama isteğimizi artırır çünkü bir hiçlikde olmak birçoğumuz için yaşıyor olduğumuz hayata katlanmakdan kötüdür insan aslında yaşamayı seven hayatı seven canlıdır ama hayat yorduğu için hiç sorgulamadan ölmek ister bazen peki hiç ölmek istediğinizde sonunuzu düşündünüz mü umarım düşünmüşsünüzdür bir hiç olma duygusu küçücük biryerde sıkışıp kalma duygusu birçoğumuz için korkunçtur hayat bazen insanı üzer ki çoğunlukla üzer ama hiç düşündünüz mü çoğumuzun üzüntüsü çoğumuzun sevinci olabilir hatta bir zamanlar sevindiğimiz şeyler ileride üzüldüğümüz şeylere dönüşebilir yani hayat anlıktır ve düşündürür … Akıl insanın doğası gereği sahip olduğu mirasdır insan dışında hiçbir canlı düşünemez yahut halen düşündüğü kanıtlanmamıştır peki insan bu kadar zeki bir varlılken neden düşünerek hareket etmez ?tabikide bunun sebebi kalbimizdir ,kalbimiz birçok kez düşünmemize engel olur ve birçok kez hatalara sebep olur hani bir söz vardır ‘ kalp laf dinlemez ‘ diye ne kadar mantıklıdır aslında dimi aklımızın önüne geçer ve duygularımızı çalıştırır düşündüğümüzde yanlış olduğunu bildiğimiz herhangi bir konuda kalbimiz ısrarla bizi sürükler duygularımız kalbimizi hızlandırır aklımız adeta bir köşede sıkışıp kalır . Eee yokmu bunun çaresi dediğinizi duyar gibiyim bana kalırsa vardır tabiki neyin çaresi yok ki öyle değilmi?… tek çaresi düşünmektir belkide… ilerisini düşünmek sonuçlarına katlanabilicekmiyiz , üstesinden nasıl gelicez gibi sorular sormaktır çaresi peki bu kadar kolay ama neden mi yapamıyoruz, aslında yapıyoruz çoğu kez ufacık da olsa geçiyor aklımızdan ama duygularımız anlık heveslerimiz yaşadığımız heyecan engel oluyor bu duruma sanki aklımız birşey anlatıyor da kalbimiz harekete geçmiş gibi tam olarakda öyledir belki nereden nilebiliriz ki ? Sorguladık mı ufacık bir zaman ayırıp düşğncelerimizle yaptığımız eylemlerin tutarsızlığını düşündük mü ? Zaman israfı gibi gözüküyor aslında öyle değil mi peki nolucak bunun sonu hep duygusal düşünemeyen bir varlık olmaya devam mı edicez ? Tabikide hayır kim ister ki anlık heves yüzünden tüm planlar suya düşsün düşüncelerimizi harekete geçirip bunun önüne geçebiliriz soğukkanlılıkdır bir nevi daha önce çok duyduğumuz genellikle olaylar karşısında duygusuz insanlarda kullanılan bir söz bu kadar anlamlı olması adeta bir mesajdır insanlara. Soğuk kanlı olmak kendince bir başarıdır kötü bir olay karşısında duygularımız baskı uygular bize çoğu kez ağlamamk için zor tutup hıçkıra hıçkıra ağlarız ya işte aslında düşüncelerimiz mantıklı bulmaz ağlamayı fakat duygularımız kazanır yine peki soğuk kanlı olursak ne mi olur aynı olay karşısında ağlamak aklımızın ucundan geçmez çünkü düşüncelerimiz izin vermez düşüncelerimizin tek amacı çözüm yolu bulmaktır ağlamak soğukkanlılık için bir çözüm yolu değildir çünkü ilerisini düşünüp olaya çözüm yolu bulmaktır yada duygusuzca başarmaya çalışmakdır peki kötümüdür soğukkanlılık? Kendimce değildir belki ama çevrem girrer devreye ve en önemlisi de çevreyi aldırış etmemektir soğuk kanlı olmak net olmakdır belkide kimi insanlar başaramazlar peki bu yüzden güçsüzlermidir ? Kendimce değillerdir çünkü çoğu kez duygusal olmakk hayatta birçok şeyi doruklarına kadar zevkle yaşaamktır ama bu demek değildir ki soğukkanlı insanlar zevk alamaz yanlıştır bu düşünce çünkü insanda farkında değildir aslında duygusal mı yoksa soğıkkanlı mı olduğunun çünkü insan anlık yaşar ve o an canı ne isterse onu yapar ileride yanlış yada doğruluğu hakkında fikri değişir tabiki ama yerine göre soğukkanlı yerine göre duygusaldır insan ve bunun farkında olan da düşünendir aslında demem o ki düşünmek birçok şeyin başıdır ….

Buraya kadar okuduysan ne mutlu bana

                               

                                       MELEK ŞİMŞEK

okur

Yazar: Meleksimsek

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.