Hayallerimizi dizginleyen sistemimiz

Bir çoğumuz oldukça kaygılı güzel ama bir o kadarda yorucu geçen bir eğitim hayatı olduğunu düşünüyorum. Kaygılı geçmesinin bir çok sebebi var ve bence şuan ki nesil bundan oldukça nasibini alıyor.

Çevre baskısı mesela ya lütfen herkes kendi hayatıyla ilgilenebilir mi? Yani demek istediğim çocuğunuzun lisede hangi bölümü seçeneğine de siz karar vermeyin. Bu çok saçma yani şuan benim çevremde bile yaşanan olaylar. Konu yetenek veya yol gösterme değil. Konu tamamen kendi isteği olmadan zorla seçtirilen genelde annem alınmasın,babam kırılmasın,elalem konuşmasın gibi çevre baskısıyla verilen ve sonu genellikle pek güzel bitmeyen hikâyeler. Zaten çoğumuzun gelecek kaygısı bunalmasına sebep oluyor.

Hatırlar mısınız bilmiyorum ama geçensenelerde lgs sonucu yüzünden babasıyla tartıştığı için kendini dördüncü kattan atan bir öğrenci vardı. Daha 14 yaşında ya. Sadece bir sınav bir öğrencinin tüm  emeklerini çöpe atmamalı. Zaten eğitim sistemimiz yeterince kötü bunu hepimiz biliyoruz. Çocukluktan itibaren gençlerin-bizlerin- eğitilmesi gerekiyor. Yeteneklerimize ve hayallerimize göre seçim yapmak varken daha ilerde hangi mesleği seçeceğimize bile karar verememiş durumdayız. Çoğunluğun ne bir hedefi var ne de bir amacı sadece önümüze konulan kağıt parçasıyla ilgileniyoruz. Sonrasında ne olur işte üniversitesi meslek hayatı falan filan yok. Sadece o an o sınavdan geçerli not almak hepimizin derdi. Çünkü o sınavlarda başarılı olamazsak bitti. Başka hiçbir seçim şansızımız yok. Koskoca bireyler meslek seçerken bile çevrelerinden o kadar etkileniyorlar ki. Tabiki çevre dışında işin maddi durumu var işte bu meslekte para yok bunda var bunda çok bunda az gibisinden şeyler.

Bu konular gerçekten oturulur düzgünce tartışılması gereken konular-aynı şekilde bu sistemde öyle- eğitime ülkede yeteri kadar değer verildiğini düşünmüyorum açıkçası… Çok da uzatmak istemiyorum okuduğunuz için teşekkürler.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.