Günümüz ilişkileri..

Insanlar ne kadar da tuhaf varlıklar öyle değil mi? Ne kadar da çok çabalıyor ama hiç de çabalamıyorlar. Biraz karışık gelebilir evet ama söylemek istediğim insanların “sabrım tükendi, bardak taştı” gibi bahanelere sığınarak bencilce davranmaları, her konuda haklı olmaya çalışmaları. Bu durumun arkadaşlık, sevgili olma, flört etme gibi birçok ilişkiyi zora sokuyor olması. Benim derdim insanların birbirini anlamak istememesi. insanlar sadece bir insanla iletişim kurabilirler. Duygusal bağdan bahsetmiyorum. Tabii ki hayvanlarla ve diğer canlılarla manevi bir ilişki kurabilirler ama gerçek bir sohbeti sadece bir insanla gerçekleştirebilirler. En son ne zaman bir insana düşünmeden bir derdinizi ya daa bir mutluluğunuzu anlattınız, ya da en son ne zaman size tam anlamıyla güvenerek biri mutlu haber ya da bir dert anlattı? Acaba benim aleyhime dönecek bir şey verir miyim eline diye düşünmeden şüphe etmeden ne zaman konuştunuz biriyle. Bunu herkes birbirine sorar ben de size soruyorum. Peki bunu hiç siz kendinize sordunuz mu? Acaba güvenilir bir insan mıyım? iyi bir arkadaş mıyım? İyi bir çalışan mıyım? İyi bir eş miyim? İyi bir evlat mıyım? İyi bir anne miyim? İyi bir baba mıyım? İyi bir kardeş miyim? 

Eminim bu oran%50 bile değildir Çünkü insanımızı tanıyorum ve bu çağdaki insanların bencil olduğunu biliyorum. Birine güvenmek için önce siz güvenilir bir insan olmalısınız, önce insanlar size güvenmeli. Bunu bir zayıflık olarak görmeyin çünkü yaptığınız her davranış size bir mutluluk veya iyilik olarak geri dönecektir buna inanın, dönmese bile siz kendinize olan saygınızı koruyor olacaksınız, aynaya baktığınızda işte bu işte bu benim diye bilmelisiniz. Kimse mükemmel olmak zorunda değil kimse mükemmel de değil zaten ama içinizin rahat olması vicdanınız rahat uyumak o kadar güzel bir his ki buna alıştığınız zaman yalan hayatınızdan çıkmış oluyor ve güven duygusu tam zihninize oturuyor. Önce kendinize güvenin önce kendinizi değiştirin. Unutmayın ki dönüşüm önce içimizde sonra zihnimizde başlar. 

okur

Yazar: Bir Dost

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.