Gökyüzün'de Kaybolan Yıldız

Bir sevgim var. İmkansız değil ama imkansıza yakın. Hani insan bir şeyi çok sever ama alamaz ya durumu yoktur, ya da alerjisi böyle oo şeye hasretir yaa işte öyle işte öyle hasretim ben oo sevgiye. Bir bahar ayı geldi Nisan yağmurları gibi şiddetli. Bir Haziran sıcağı bitti. İnsan seviyorum zannetti kişileri gerçek aşkı bulunca anlıyor onların bir heves olduğunu. Ben gerçek aşkı buldum da 15 yaşındaydım şuan 18 yaşındayım hala aşığım hala hasretim ben oo sevgiye. Sevdiğim kişiyle büyüdüm ben hayatı öğrendim ben onunla doğru sandım şeylerin yanlış olduğunu anladım bir aksine de doğru sandım şeylerin yanlış olduğunu. Bulutlara çıkıp yere bir anda çakılmayı öğrendim. Sevinsin mutlu olsun diye yaptım şeyleri söyledim de Nankör oldum. 2 sene boyunca onu sevdim bekledim. Çok göz yaşı döktüm ama oo bir kere olsun bana inanmadı hep başkalarına inandı. Hakkını yiyemeyeceğim çok şey yaptı bana yeri geldi abi yeri geldi baba yeri geldi sevdiğim insan oldu yeri geldi En Büyük Düşmanım oldu. Her kızın sevdiği insanla aşık olduğu insanla hayalleri olduğu gibi benimde hayallerim vardı ta ki hayal kurmayı bırakana kadar hiç unutmuyorum bir gün hayallerimi anlatırken bana “HAYAL DÜNYASINDA YAŞAMIYORUZ GERÇEK DÜNYAYA DÖN DEDİ.” İşte ben o gün hayal kurmayı bıraktım. Gerçek dünya evet acımasız gerçek dünya. En büyük ders in ne oldu diye sorarsanız en büyük dersim Kendinden başka kimseye değer vermemek. Çünkü kimse hak etmiyor fazla değeri. Çok sevdiğim bir söz var. FAZLA DEĞER EŞEĞİ AT OLDUĞUNA İNANDIRIR. Onu sevdiğimi herkes duysun istedim ben ama oo benden utandı oysa ki ben utanılacak bir şey yapmamıştım. Sevmekten başka…

okur

Yazar: Tulay-Nur

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.