Gençlik Ve Toplum

20. Yy sonları ve 21. Yy başları itibari ile artık toplumsal bir yozlaşma ile karşı karşıya olduğumuz açık bir şekilde gözlemleniyor. Ve bu toplumsal yozlaşmanın içinde en çok tüketilen ve pasif bir hale getirilen bir gençlik görmekteyiz. Peki neden gençlik bu halde yada bu halde bırakılmak isteniyor? Günümüz koşullarına baktığımız zaman teknolojinin bu kadar artığın insanların gelişimi için mükemmel fırsatlar var ve bu fırsatları oluşturabilecek Kişiler ise genç olarak nitelendirdiğimiz gençliktir. Toplumsal yozlaşmadan ve toplumu tekrardan bir arada tutan bu gençlik potansiyelinin yozlaşması ile beraberinde toplum da yozlaşmaktadır. O yüzden günümüzde gençliğin üzerine bu kadar gidildiği açık bir şekilde gözlemlenmektedir. Düşünmeyen, gelişmeyen ve üretmeyen genlik beraberinde aynı özelliklere sahip bir toplumu yaratır ve bu toplum muhtaç bir toplumdur. Kendini idare edemeyen bir toplum kendini ilerletemeyen bir toplum sömürülmeye ve geri bırakılmaya hazırdır. O yüzdendir ki bir toplumun gençliği o toplumun kaderini en çok belirleyici rol oynamaktadır. Biraz tarihsel sürece bile baktığımız da bir çok düşünür, filozof, din insanları ve toplumsal önderler hepsi de bir şeylerin farkına gençlik yıllarında varmıştırlar ben harekete geçmişlerdir. Bir çoğu bulundukları toplumda Önder olabilmiştir. Ama bunlardan bazıları ise tamamen toplumu olumlu bir yönde değiştirmek isteyen halk önderleri olmuştur bir çoğu üniversite yıllarında toplumun çürümüşlüğünü ve yozlaşmasını görerek hareket geçmişler ve toplum için değişim istemişlerdir.

okur

Yazar: BARAN

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.