geceye uzan

gün doğar,

sanırım ki her şey tüm çıplaklığıyla ortada. yalanlar dolanlar tüm o sahte gülücükler… gözle görülebilir derecede saydamlar. olmadığı kadar da kalabalık ve gürültülü.  her anı bir kargaşaymış gibi. sanki kaybolacakmış gibi. aslında kinim güneşe değil. belki de güven vermiyordur  düşüncelerin çıplaklığı. 

gece öyle mi ? 

gün biter,

geçerim küçük penceremin önüne. öyle küçük olduğuna da bakmayın, koskoca gökyüzüne uzanıyor. o pencereden konuşurum geceye. ışıltısı dolar tüm odama. sanki koca gökyüzünü odama sığdırmışım gibi. öylesine bilinmeyen bi huzurda.. 

güneş batınca doğar benim benliğim. anca  o zaman tüm çıplaklığıyla kalır düşüncelerim.ne utanırlar ne çekinirler yabancılamazlar hiçbir zaman. ve asıl hikaye başlar; onlar anlatır dinler heybetli gece. gün içinde biriken onca sözcük dökülür teker teker. mehir’de eşlik eder onlara. mümkünmüş gibi tüm ışıltısıyla daha da parlar. hayranlıkla izlerim onu. gözlerime dolar tüm cazibesi. 

kendimce sanırım ki, her bir çilayında farklı kalplerin dokunuşları mevcut. buruk acıların dinletisinden oluşan izler onlar. her biri bir anı, bir hatırayı temsil ediyor. belki bir yıkılış belki yeniden bi doğuş gibi. düşleri buruk insanların birleştiği yer misali, gece. benim için gece ne diye soruyorum kendime. benim için gece aranan huzur, alınan derin bi nefes ve umut dolu düşlerle kaplı. aslında her seferinde farklı cevaplar buluyorum. tahminimden daha çok şey sığdırmışım demek ki bu zifiri sonsuzluğa. 

ben günlük tutmam, daha doğrusu tutamam. benim günlüğüm gecedir, kilidi de ay. yıldızlarsa; her biri bir anıymış gibi. tüm yıldızların farklı olduğuna inanıyorum aslında, sanki her biri farklı bir hissi anlatıyor, hissettiriyor.

şimdi soğuktan titreyen ellerimi uzatıyorum göğe. mesafelere rağmen avcumdaymışçasına yakınımda hissediyorum geceyi.karanlığı mı seviyorum yoksa karanlıkla ulaşabildiğim bu mehtaba mı ?

gökyüzü

en sevdiğim şarkı gecenin sessizliğidir. aslında bir bakıma öylesine de gürültülü. kendine. ne çıkmak istersin ne de konuşmak. huzura vardırır seni. mehtaba çıkarır. ufak bir gezinti misali. sonunun gelmesini istemeyeceğin. 

ama şimdi gün doğuyor. toplamam lazım benliğimi. geceye saklamam lazım. şimdilik düşlerimi yastığımla buluşturmam gerek. kısa bir süreliğine, görüşmek üzere Ayza. 

05:43
herkesin bi ‘Göğe Bakma Durağı’ nın olduğuna inanıyorum ben. o durağa varıldığı takdirde huzura erildiğine. herkesin durağı farklı ve herkesin gökyüzü de. bir gün herkesin gecesini bulması dileğiyle. 
“gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir.” Cahit Zarifoğlu
göğe bakalım. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

5 yorum

Yorum Yazın
  1. Yazınla iç dünyana bir yolculuk yapmış gibi hissettim. Gece’nin huzuru ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.
    Tebrik ediyorum…

  2. Güzelliğim “ güzel kızım
    Yüreğinden çıkan bu güzel ve Anlamlı dizeler , her birimizin
    Kendiyle yalnız kaldıgında ,yada kalabildiğinde
    ( Bazen istesede yalnız bir sakinlige uzanamaz ya insan)
    Ruhunu dinlendirir , aslında herşey bizim elimizde iken “
    Bu kadar küçücük şeylerle uğraşıp , ömrümüzü heba ederken ,kaçırdığımız bambaşka bir yaşamın farkına varır.
    Gecenin sakinliği ve gökyüzündeki huzur ,
    Gündüz olduğunda yine mahfeden biz değilmiyiz “
    SABAH”I
    Güneşin tüm sıcaklığıyla ısıtıp aydınlattıgı
    Tüm sevdiklerimizin içinde olduğu
    Bu güzel dünya” yı
    Biz Aydınlatmalyız öyleyse

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.