Gecenin Verdiği Yaratıcılık Üzerine..

Çoğu insan anlayamaz, ya da böyle bir şeyi hiç yaşayamamıştır. Belki de her insana bahşedilmemiştir?

” Gece ” yaratıcının biz insanlara bahşetteği eşsiz ve muhteşem olan nimetlerinden sadece biri.

Kimimiz erkenden yatıp geceyi dinlenme ve arınma aracı olarak kullanırız. Ama bazılarımız geceyi uykuyla geçirmek istemez. Çünkü diğerlerinin hiç anlayamadığı ve hissedemediği bir coşkuyu gecede bulmuştur. Günün telaşı ve yorgunluğunun ardından çoğu varlığın dinlenmeye çekildiği o anlar da, sanki farklı bir enerji geceyi yaşayanlarda farklı izler bırakır. İnsan en çok kendisiyle baş başa kaldığı zamanlar da hayal gücü ve yaratıcılığı daha rahat ortaya çıkar. Rahat düşünür, hayal kurar, tasarlar, planlar.. Gecenin verdiği rahatlıkla sınırsız bir düşün evreninde gezinir. Belki de dünya tarihindeki büyük ruhların ve büyük fikir adamlarının sırrı budur.

Gecenin verdiği coşkudan bahsetmiştim. Bu coşkuyu hiç yaşayamayanlar ve anlayamayacak olanlar küstahça gülüp burunlarını kıvırmasınlar! Aksine gecenin verdiği bu coşkuyu ve yaratıcılığı yaşamaya anlamaya çalışsınlar. Söylediğim, sadece geceyi yaşayıp gündüzü es geçmek değil! Çünkü gece kadar gündüzün muhteşemliği de sonsuz düşüncelere sevk ediyor insanı. Gecenin verdiği coşku sayın okuyucularım, kiminde Allah’a yakınlaşma hissiyle ortaya çıkar. Bazılarında yaratıcı düşünceler ve yeni fikirlerin, gecenin verdiği berraklıkla ortaya çıkmasından doğar bu coşku. İnsan bunu keşfettikçe bunu daha çok yaşamak ve deneyimlemek ister. Ancak her şeyin bir ölçüsü olduğu gibi bununda bir ölçüsü olmalıdır. Aksi takdirde gecenin berraklığı sizi gündüzün muhteşemliğinden eder. Sınırlar böylesine keskin ve yıpratıcıdır.

En Önemli Olan Noktaysa, Gündüzden de Geceden de Mahrum Kalmamaktır.

okur

Yazar: keyfekolik

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.