Etiketler ve algılarımız

Bahsedeceğim bir diğer konu etiketler olmalı diye düşündüm.

Hayatta ne olarak bulunursan bulun. Özellikle bizim toplumumuzun içinde bulunan bir birey olarak eleştiriyi seven bir toplum olduğumuz aşikâr.

 Statüne, eğitim seviyene, dış görünüşüne, nerede doğduğuna, nerede yaşadığına hatta nereli olduğuna kadar seni sen yapan her şey etiketlenebileceğin ve yargılanabileceğin bir malzeme haline dönüşebiliyor. İşin kötü yanı bunun asla bir sonu yoktur.

 Bu yüzden asla bitmeyen bir güzellik algısı, asla bitmeyen bir geçinme kaygısı sürüp gidiyor.

Hep merak etmişimdir. Kimse, kimsenin hayatına bu kadar burnunu sokmasa acaba bu kaygılar azalır hatta yok olur muydu diye.

Bir erkeğin meslek edinmezsem hiçbir kız bana bakmaz kaygısı olmasaydı veya bir kız kilosuna dikkat etmezse kimse beni beğenmez düşüncesi hiç oluşmasaydı?

Bu yargıların asla son bulmadığı bu dünyada sırf bu algılar ve yargılar yüzünden kendi hayatından zevklerinden, dile getiremediği isteklerinden vazgeçen bir toplum ne kadar mutlu olabilir?

İşin garip yanı da insanların bundan hiçbir çıkar sağlamamasına ve kendi dertlerini çözmek yerine harcadıkları bu gereksiz çabanın anlamını asla bulamamış olmam.

Mutsuz insan, mutsuz insanı doğurur. Biz kendimize harcayacağımız çabayı başkasını eleştirerek harcadığımız sürece sadece iki mutsuz insan oluruz. O yüzden gülmenin bulaşıcı olduğu kadar mutsuzluğun da bulaşıcı olduğunu bilerek yaşamalıyız.

Toplum ne zaman zengin-fakir, kız-erkek, kilolu-zayıf, uzun-kısa, kapalı-açık diye birilerini etiketlemekten vazgeçer ve aslında olayın kendi içinde bittiğini, her insanın bir kişiliği olduğunu ve dediği sözlerin ağırlığını hesap etmeyi öğrenirse her şey çözülür.

Aslında çok basit her şey: Kendi hayatına bak. Aslında bu kadar basit olan bir şeyi insanlar nedensizce uygulamaktan hep kaçınıyor. Özellikle eleştirirken değiştiremeyeceği ya da o an duymasının onu kırmaktan başka hiçbir işe yarayamayacağını bildiği halde yapmak hoşuna gider.

Peki, biz niye bu kadar acımasız bir toplum olduk. Elbet cahillik birinci etken bunu yadırgayamayız ve belki de egomuzdandır bilemem.

Unutmayın kimse mükemmel değil ve olmamalı da. Kimse güzel olmak, her an güzel bir iş sahibi olmak, lüks arabalara ve evlere sahip olmak ve toplumun etik değerlerine uymak zorunda değil. Etik ve ahlaki değerlerimizi de içine katarak söylüyorum çünkü biz ülke olarak gelişmekten çok yerimizde saymayı kolayımıza gelen bir araç olarak görmekteyiz ve ahlaki değerlerimiz, düşüncelerimiz bile eskiden gelme söylemlere bağlı.

Gerçi bağlı olmasına rağmen kaç kişi bunu uyguluyor konusuna girersem daha çok sapacak bir yığın daha soruna değinmek zorunda kalırız sanırım.

Sonuç olarak, birine iltifat etmek, eleştirmekten daha zor olmasın hayatınızda. Bir kadın güzel olmak için eleştirilerden kurtulmak için yaptığı estetikler yüzünden yeniden eleştirilere maruz kalmasın mesela ya da bir erkeğin, cinsiyetini kabullenebilmesi için küfür etmesi, sigara içmesine gerek duyulmasın. Her küfür kadınla ilgili olmasın, tek kadınlar küfür ettiğinde aşağılanmasın. Bir erkek, bir kızla dışarı çıktığında yadırgayıcı bakışlarda bulunulmasın.

Bu verdiğim tüm örnekler bu etiket kısmının çok küçük ama küçük bir kısmı. Daha çok uzar gider bu konu ama kısacası lütfen sevmeyi bilelim. Etrafa eleştirel gözle bakacak egoda olmak yerine algımızı değiştirelim. Her şey nasıl algıladığına bağlı… Her zaman derim biri sana bu kıyafet sana yakışmıyor diyorsa sen her türlü algılayabilirsin:

1.Beni düşünüyor. Değiştirsem bence de iyi olacak.

2.Beni nasıl da kıskanıyor? Ben onun niyetini bilmez miyim?

3.Bana da hiçbir şey yakışmıyor zaten. Kilo mu aldım acaba?

4.Sanane. Sen kimsin ki bana neyin yakışıp yakışmadığını söylersin?

5.Bana yakıştı gibi geldi ama belki de olmamıştır. Dışarıdan bir göz sonuçta

Bu algıların ve tavırların da hayatındaki mutluluğunu etkiler. Sonuç olarak, lütfen dünyaya daha olumlu bakalım ki başkalarına da umut olalım. Eleştiride bulunan da eleştiriyi alan da kendi için yaşasın bu hayatı, kimsenin dediği gibi değil.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.