bomboşum

artık ne hissettiğimi bile bilmiyorum. ne kadarına vakıfım emin değilim. ama artık hissedip düşünmek istemiyorum. sadece yük olmaya başladı. ben de her gün daha fazlasını sırtlanıyor gibiyim.  ama artık her şey o kadar ağır ki ben altında eziliyorum. korkuyorum. yapayalnız kalıyorum tekrar tekrar. her şey başa sarıyor sanki. kendimi tanıyamıyorum. aynadaki yüz hem öyle tanıdık hem de öyle yabancı ki. çok uzak sanki. kendime bakıyorum. görmüyorum. içim öyle soğuk öyle boş ki. ellerim nefesimde üşüyor. rahatladığım bir yere ihtiyacım var. müzik dinlemek olmuyor. dizi izlemek yetmiyor. okuduğum kitapları hissetmiyorum. yolda yürürken öyle çok şey kafamda üste üste biniyor ki yol bulanıklaşıyor. ders çalışmak istesem bile odaklanamıyorum. ben de düşünmemek için uyumaya başladım. günde 14-16 saat kadar uyudum. yine olmadı. uyandığım an her şey geri dönüyor. bazen uyuyamadım bile kabuslardan. kafamın içi o kadar kötü bir yer haline geldi ki. ben yolumu kaybediyorum çıkışı ararken daha da eski ve yer etmiş düşüncelerle karşılaşıyorum. hangisinin üstünü kapatsam yırtılıp taşıp daha niceleri çıkıyor. kafamın içinde tilkiler cirit atıyor. ama artık çarem de kalmadı. o kadar gürültülü ki sessizleşmesine ihtiyacım var. yazabiliyor gibiyim ama hiç konuşamaz oldum. açtığım ağzımdan ancak iyiyim ya aynı yaşıyorum gibi ifadeler çıkıyor. gerçekten ne hissettiğimi söylemeyeli o kadar uzun zaman geçti ki. ama şunu fark ediyorum son zamanlarda da ağzımı açıp anlatmaya çalışsam konuşamam da her şeyi bağırır çağırır kusar susarım gibi geliyor. tamamen filtresiz değiştirmeden. hep konuştuğum gibi yumuşatmadan. nasılsa öyle. sert çirkin kötü katran kaplı… bundan da korkuyorum işte. ufak bir umuda ihtiyacım var. kendime dair. 

okur

Yazar: loly

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.