Bir Kitap, 12 farklı Hayat

         Kalemler, not defterleri ve en önemlisi kahveler hazırsa uzun bir aradan sonra beni yazın dünyasına yeniden döndüren bir kitap ile karşınızdayım. Özlem Şaylan’ın kaleminden “Hayatın Kadınları” kitap müptelası yayınlarından biz okuyucularıyla buluşuyor. 

       Kitap hakkında klasik 12 hikaye 12 farklı kadın hayat hikayesi kısmını aslında Instagram’da #hayatınkadınları tagini girince görürsünüz zaten. Ben biraz daha akıcılığı ile iki günde kendini bitirten ve her hikayede ufakta olsa kendimi gördüğüm ya da bir yakınımı gördüğüm bu kitap fikri için yazarı kutluyorum. Edebiyatta her zaman kadınların daha fazla yer alması gerektiğini düşünen biriyim. Bunun sebebi ise  pozitif ayrımcılık falan değil müthiş zekalara sahip olan kadınlardan çok harika hikayeler, romanlar çıkacağından emin olmam. Dilerim edebiyat dünyasındaki sayımız artarak çoğalır.

      Beni etkileyen hikayenin çokluğundan mı? Yoksa hikayelerle kurduğum empati duygusundan mı? Bilemiyorum! Fakat uzun bir aradan sonra kesinlikle daha fazla insana ulaşması gerekiyor diye düşündüm. Buradan beni eski blogger günlerime götürdüğü için yazara ayrıca teşekkür ederim.
 
      Kitabı okuyan bir çok kadının kendinden bir şeyler bulmaması mümkün değil. Norveçte falan yaşıyorsanız biraz daha Ortadoğu ve Avrupa arasında kalmış bu kadınların yaşayışlarına, düşüncelerine belki çektiklerine şaşırabilirsiniz. Bu yüzyılda hala böyle şeyler oluyor mu ya diye şaşıran kişilere bende şaşırıyorum.

      Kitapta resmen okuduğum haberlerin sanki iç yüzünü görüyordum. Sanki sokakta yanımdan geçen ve hakkında ön yargı sahibi olduğum bir hemcinsim için bana başka bir bakış açısı sunuyordu. Televizyonda, sosyal medyada haklarında atıp tuttuğum insanların kalplerine, düşüncelerine bir anda kendimi ortak buluyordum.  Oysa ki ne kadar kolaydı hiç tanımadığım insanlar hakkında fikir sahibi olmak. Bir kitap beni kendimle yüzleştirmekle kalmadı kendimi yargılamamı sağladı. Aslında onlarla ne kadar çok ortak noktam varmış diye düşündüm. Hayriye ablanın toplumdaki dışlanmışlığı ile benim yer yer hissettiklerim nasıl aynı olabilirdi? Zeynep Hatunun güzelliği yüzünden gördüğü artılar eksiler ile kendini çirkin bulan birinin çektiği nasıl aynı olabilirdi? Görünmeyen prangalara sadece kocasına muhtaç kadınlarda yoktu işte ara ara haberlerde okuduğumuz vay be okumuş kadın bunu mu bulmuş dediğimiz hikaye hep hayatımızda değil miydi? Bir kadını çocuklarını korumak adına vahşiliğe iten hayat yabancı değildi bize! Ölümün gölgesindeki günlük  bir arkadaşımızın hayatından değil mi gerçekten? Her hikayede ayrı ayrı kendimizi, arkadaşımızı, bazen hayran olduğumuz birilerini görmek beni hem mutlu etti hem de gerçekler ziyadesiyle üzdü. Sanki karşılıklı sohbet ediyordum onlarla ya da kendimle. Keşke bu sohbetler hayal ürünü olsaydı!
   
     Kitap hakkında daha uzun cümleler kurabilirim ama hangi cümleyi kursam bir şeyler eksik kalacak. Ben hikayeleri çok beğendim çünkü sonunda birileri bizden riskler göze alarak her bir kadının yerine kendini koyarak o kadar güzel anlatmış ki her şeyi. Eleştiremem. Ziraa herkesin her şeyi eleştirdiği bir devirde ben yazarı sadece tebrik edebilirim. Dilerim kendisinin daha güzel kitaplarıyla buluşma fırsatımız olur. 

  Güçlü olmak zorunda bırakılan kadınlara 

okur

Yazar: II.Edep

II.edep

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.