Bir Huzur Arayışı: 2 Euro’luk Mutluluk

Mutlu olmak için ne gerekiyor hayatta? Elbette ki mutluluğun tanımı her birimiz için farklı ancak ben size soruyorum; gözlerinizi kapattığınızda nerede ve nasıl hayal ediyorsunuz kendinizi bu soru sorulduğunda? 

Geçen gün Sliema’da yürüyüş yapmaya gittim. Sonra gün batımını izlemek için daha önceden keşfettiğim yere oturdum kendime bir kahve alıp. Tezer Özlü’den Yaşamın Ucuna Yolculuk’u okurken dalgaların sesini dinledim. Gün batmaya başladığında ise Giacomo Puccini’den Gianni Schicchi- O Mio Babbino Caro çalıyordu kulaklarımda. Güneşin her renk değiştirmesinde, kahveden aldığım her bir yudumda, gözlerimi kapatıp dinlediğim her bir notada söyle düşündüm; mutluluk bu olsa gerek. O ana kadar endişe ettiğim, gelecekle ilgili kaygı beslediğim her şey bomboş geliyordu şimdi. Ben, Malta’da bir kayanın üstünde oturmuş 2 Euro’luk kahvemi içerken gün batımını izliyordum ve bu beni hiç olmadığım kadar mutlu hissettiriyordu.  

Yaşamak buydu. Deniz kenarında bir kahve yudumlamak, gün batımını izlemek, sevdiğin bir kitabı okumak, melodilerle gözlerini kapatabilmek. Benden iki adım uzakta bir grup genç son ses müzik dinleyip dans ediyorlardı. Hemen arkamda yaşlı bir çift yemeklerini yiyorlardı. Önümde iki genç tam denizin kenarına oturmuş bir şeyler içiyorlardı. O an herkes ama herkes oraya aitti sanki. Yasamak onlar için de buydu. Sliema kıyısında biz, birbirine yabancı onca insan gün batımını izledik birlikte. 

Bunca yıl sonra yaşamak benim için de huzur vericiydi sonunda. Ve huzur mutluluktu aslında. Mutluluksa 2 Euro’luk bir kahveydi. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

4 yorum

Yorum Yazın
  1. Yazımızı okuyunca ne çok şeyi ıskaladımı hissettim bir an ve geçen yıllarım ile birlikte bir çok şeye hayıflandım. Yazımız için sizi tebrik ediyorum. Yüzünüzden gülümseme eksik olmasın, hep huzurlu kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.