Endüstriyelleşmiş Futbol Sektörünün Geldiği Son Nokta: Avrupa Süper Ligi

Bildiğiniz üzere 19 Nisan 2021’de Avrupa’nın önde gelen 12 takımı “Avrupa Süper Ligi” adı altında bir oluşum kurduklarını ve UEFA ile FIFA’dan tamamen bağımsız olduklarını açıkladılar. Aynı zamanda bu 12 kulübün hepsi Avrupa Kulüpler Birliği’nde de çekildi. Bu durum futbol tutkunları tarafından pek hoş karşılanmadı ve nedenleri, sonuçları tüm kamuoyu tarafından irdelenmeye başlandı.

Öncelikle bu turnuvada hangi takımların olduğunu aktararak yazımıza başlayalım. Atletico Madrid, Barcelona, Real Madrid, Milan, Inter, Juventus, Arsenal, Manchester United, Chelsea, Liverpool, Manchester City, Tottenham Hotspur takımlarının kurucu olduğu bu turnuva; 3 tane daha takımın eklenmesiyle son halini alacak diye düşünülüyordu. Fakat elbette durum böyle olmadı.

Avrupa Süper Ligi’nin Sinyalleri

Bu 12 takımın haksız rekabet nedeniyle UEFA liglerini reddederek oluşturdukları bu yapının sinyalleri, aslında 2009 senesinden itibaren yavaş yavaş verilmeye başlandı. 2009 yılında UEFA Kupası’nın ismi “UEFA Avrupa Kupası” olarak değiştirildi ve o günden itibaren dünyanın önde gelen kulüplerinin yöneticileri, eleştiri oklarını sık sık yöneltmeye başladı. Bu eleştiri oklarından ilki; Şampiyonlar Ligi’nin yeteri kadar heyecanlı olmaması ve dişli bir rekabet ortamının son 16 turuna kadar yaratılamıyor olmasından kaynaklanıyordu. Özellikle grup aşamasında yaşanan durumları “haksız rekabet” olarak belirten yöneticiler, grup aşamasına 4.torbadan katılan takımların yenilmelerinin sıkıcı bir futbol ortaya koyduğunu belirttiler.

2014’e kadar bu eleştiriler sistematik olarak devam etti ve 2014’te UEFA bu konuda adım attı. Şampiyonlar Ligi’nin torba sisteminde radikal bir değişikliğe imza atan UEFA, bu takımlara ilk tavizini bir bakıma vermiş oldu. Bu torba sisteminde ülke puanlarının etkili olacağı açıklandı. Ülke sıralamasında ilk 7 sırada yer alan ülkelerin Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan takım göndereceklerine karar verildi.  Bunun yanı sıra yeni torba sisteminde ön plana çıkan nokta; var olan kulüp takımlarının kendi yerel liglerindeki başarılarının aksine Şampiyonlar Ligi’ndeki başarılarının esas alınacağı yönünde oluşturulan bir katsayı sistemiydi. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; Şampiyonlar Ligi’ne tek takım gönderen ülkenin takımının şampiyon olması, dört takım gönderen bir ülkenin takımlarının çeyrek finalde elenmesinden daha az puan getiriyor. Bu durum; takım sıralamasında üstte bulunan ülkelerin, özellikle ilk 4 sıranın, yerlerinin değişmesini oldukça zor bir ihtimal haline getiriyor.

UEFA’nın bu kararı önde gelen kulüplerin daha güçlü olmasına ve kulüpler arasındaki uçurumun daha da açılmasına neden olmuştu. Bir diğer yönden incelemek gerekirse; bu 12 takım UEFA Lig’lerinin izlenmesini ve dolayısıyla da mali tablosunu güçlendiriyordu. UEFA ise kurduğu sistem ile adeta bu 12 takıma hizmet veriyordu ve bu kulüplerin gün geçtikçe daha güçlü olmasını sağlıyordu. Karşılıklı bu çıkar ilişkisinde gelinen nokta; bu 12 takımın çok daha güçlü olup UEFA ile gemileri yakmasını sağladı. Kendi marka değerlerinin olduğunu ve UEFA’ya ihtiyaçları kalmadığını, “Avrupa Süper Ligi” özelinde belirten takımların bu başkaldırısı son olmayacak gibi duruyor.

Avrupa Süper Ligi’nin Yapısı Nedir?

Yapısına bakıldığında 20 takımdan oluşması beklenilen ve 15 kurucu takımın sabit olarak her sene yer alması düşünülen bir portföy oluşturulmuş. 15 kurucu takımın 12’si, yapılan açıklamada belirtilmişken kalan 3 takım henüz kesinleşmemiştir. Geriye kalan 5 takımın ise her sene değişeceği belirtilirken bu takımların hangi faktörlere göre seçileceği belirtilmemiş. Bayern Münih, gelen teklife olumlu veya olumsuz cevap vermeyen bir kulüpken Paris Saint Germain katılmayı reddetmiştir.

Ağustos’ta başlaması planlanan bu turnuvada takımlar; 10 takımdan oluşan iki gruba ayrılarak 18 maçtan oluşan, lig usulü bir turnuva oynayacak. İki grupta da ilk 3’e yerleşen takımlar bir üst tura, yani çeyrek finale çıkacak. 4. ve 5. Olan takımlar ise kendi aralarında play – off oynayacaklar ve üst tura çıkmak için yarışacaklar. Yarı final ve çeyrek final maçları ikişer maçtan oluşurken final maçı tek maçtan oluşacak.

Bu sistem; voleybol liglerini anımsatsa da yapısı gereği elbette farklılıklar bulunuyor. Peki bu takımlar kendi liglerinde ne yapacaklar?

Avrupa Ligi’nde yer alan takımlar kendi yerel liglerinde devam edebiliyor. Fakat UEFA tarafından yapılan açıklamaya göre; Avrupa Süper Ligi’ne katılan takımlar FIFA’nın ve UEFA’nın düzenlediği müsabakalarda yer alamayacak.

Avrupa Süper Ligi’nin ve aynı zamanda Real Madrid’in de başkanı olan Florentino Perez şu sözleri dile getiriyor: “Eğer futbolcularımızın 2021-2022 Dünya Kupası’nda yer almalarına izin verilmezse, kendi aramızda yeni bir Dünya Kupası da organize ederiz.” Bu sözünden de anlayacağımız üzere UEFA ile gemiler yakılmak üzere ve Avrupa Süper Ligi belki de sadece başlangıç.

Bugün gelinen noktada İngiltere’den katılan tüm takımlar, Juventus, Inter, Milan ve Atletico Madrid turnuvadan çekildiklerini açıkladılar. Önümüzdeki günler futbol camiasında çok radikal ve majör değişiklikler göreceğimiz aşikar. Bu durum futbolun artık tamamen maddiyatın hakim olduğu bir sektör olduğunu ve bu hakimiyetin belli başlı kulüpler çerçevesinde yönetildiğini gözler önüne seriyor.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.