Bir Hayalet Hikayesi: Tepedeki Ev

Bir Hayalet Hikayesi: Tepedeki Ev (The Haunting Of Hill House)

Son günlerde Netflix’te yayınlanmaya başlayan “Tepedeki Ev” konusu bakımından bir hayli enteresan. Peki, Tepedeki Ev konusu hakkında izleyiciler ne düşünüyor dersiniz? Gelin olaya bir de yakından bakalım…

Shirley Jackson‘in 1959 yılında yayınlanan ve köşkte geçen “Tepedeki Ev” bir hayalet hikayesini anlatıyor. Tepedeki Ev romanı 1963 ve 1999 yıllarında iki defa ekrana uyarlanarak edebiyatseverleri sevindirmişti. 1963 ve 1999 yılında uyarlanan her iki TV yapım da “The Haunting” ismi ile seyirci ile buluşmuştu. Netflix’te yayınlanan bugünkü versiyonu ise korku filmlerinin yaratıcısı Mike Flanagan tarafından 10 bölümlük bir dizi olarak karşımıza çıkıyor.

Tepedeki Ev (The Haunting Of Hill House)‘in Konusu Nedir?

Mike Flanagan tarafından yeniden yorumlanan Tepedeki Ev; 5 çocuklu bir ailenin geçici bir süreliğine Tepedeki Ev’de yaşarken paranormal olaylar ile karşılaşmasını konu ediniyor. Tepedeki ev perili köşkte büyüyen beş kardeşinin hikayesini ekranlara getiriyor. Tepedeki ev işleyişi bakımından klasik korku filmi gibi görünse de aslında farklı bir hikaye barındırıyor. Tepedeki ev bir yandan da 5 kardeşin uzun yıllar sonra büyüdüklerinde yaşanan bir trajediyi ve yeniden bir araya gelişlerini konu ediniyor. Eser, 5 farklı karakterin geçmişten gelen hayaletler ile yüzleşmesini ekrana yansıtıyor.

Netflix’in TV uyarlaması olan “Tepedeki Ev” yılın en travmatik korku hikayesi olabilir. Bunun sebebi ise Flanagan’ın konuyu işlerken ruhsal hastalıklara odaklanarak ekrana yansıtmasıdır. Ayrıca dizinin yaratıcısı Flanagan, dizinin tanıtımına başlandığında kitabı tekrar okuyarak serinin devamı için daha fazla karakterin olması gerektiğini fark ettiğini belirtiyor. Eseri tekrardan yorumlayan Flanagan yalnızca natürel bir şekilde bir aile trajedisini anlattığını düşünüyor.

Bir Hayalet Hikayesi: Tepedeki Ev (The Haunting Of Hill House)

Tepedeki Ev (The Haunting Of Hill House) Dizisi Hakkında Genel Bilgiler

Mike Flanagan’ın yeniden yorumladığı Tepedeki Ev içeriği gereği bünyesinde bolca hayalet barındırmakta. Ekim ayından beri yayınlanmaya devam eden dizinin gidişatı sürükleyici bir şekilde işlediğinden dolayı herkesin saplantısı haline gelmiş durumda. Peki Tepedeki Ev fanları Tepedeki Evin içeriğine henüz doyamamışken hikaye son mu bulacak yoksa birazcık da olsa tepedeki ev konusunun dışına mı çıkacak tam bir tartışma konusu. Yapımın yaratıcısı Flanagan amca ise dizinin 2. sezonu olursa hikayede eksik bir şey olacağı kanısında.. Ancak herkesin favorisi haline gelmiş Tepedeki Ev’in gidişatı hakkında Flanagan’ın endişeleri boşuna. Çünkü Netflix izleyicilerine göre 2.sezonda da Crain aile üyelerinin hala anlatacak çok fazla hikayesi var.

Flanagan amca  Tepedeki Ev’in bir aile hikayesinden çok daha fazlası olduğunu düşünüyor ve yeni sezonda dizinin içine yeni karakterler eklenebileceği sinyallerini de veriyor. Tepedeki Ev’in hayaletler barındıran bir hikayesi olsa da tamamen farklı bir şeylerle senaryosu farklı bir yöne çekilebilir. Zaten Flanagan amca hikayenin perili yer ve perili insanlardan çok daha fazlası olduğunu düşünüyor. Flanagan’a göre ise her ne olursa olsun tek bir şey var; o da Tepedeki Ev’in hala etkisinin koruduğu. Steven’ın aynı adlı eseri The Haunting of Hill House gibi, 2.sezonda antolojik öykücülük çerçevesinde dönebilir.

Fargo ve American Horror Story serileri gibi her sezon farklı karakterler ile farklı hikayeler yaratma fikri son yıllarda bildiğiniz üzere popüler oldu.. Flanagan amca da tanıtıcı bölüm yazma ihtiyacından ise, tüyler ürpertici büyük ve gösterişli yapıda geçen bir hayalet hikayesi anlatabilir. İlk bölümde gösterildiği üzere bir hayalet her şey olabilir; bir anı, bir rüya ya da bir sır. Flanagan’ın dizinin son bölümünde belirttiği gibi “Hayaletler sırdır, hayaletler pişmanlık ve zayıflıktır. Ama çoğu zaman hayaletler bir dilektir.”

Kısaca; Tepedeki Ev (The Haunting Of Hill House)

Tepedeki ev konusundan görüldüğü üzere tüm dünyada ve tüm zamanlarda yarım yamalak tanımdan anlaşılacağı üzere sayısız hayalet hikayeleri yaratılabilir ve bu da oyuncular için  farklı roller ile ekranlara dönme fırsatı demektir. Tepedeki ev konusu bakımından ekstrem hayalet olaylarını gerçekçi ve çok sarsıcı bir şekilde işliyor. Flanagan kariyerine Tepedeki ev ile birlikte farklı bir tarz sunuyor. Flanagan içeriği işlerken klasik korku filmlerindeki arka fonda çalan gerilim müziklerinden kaçınıyor ve de sessiz gerilimler yaratarak seyirciyi korkutmaktan kaçınıyor. Özetle, eser sizi derinden sarsabilir, karakterlerle empati yaptırabilir.


Bu İçeriği Okuduğunuz için Önerdiğimiz İçerikler:

İlginizi Çekebilecek Faydalı Bağlantılar:

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları