Bilmiyorum ki sevgiyi nasıl tarif edebilirim…

Anlatsanıza bayım…! Anlatsanıza bana sevginin ne olduğunu… Anlatsanıza bana zararsız olduğunu… Anlatsanıza bana ömrümün sonuna kadar ona ihtiyaç duyacağımı…
Susmayın bayım, anlatın…!
Bilmiyorum ki ben sevgiyi, yaşamadım ki iliklerime kadar….
Anlatsanıza bayım acı veriyor mu…
O da gece gibi isteyecek mi gözyaşlarımı benden…
Anlatsanıza bayım, susmanızın sebebi size de acı vermiş olması mı…
Yapmayın bayım, sizin canınızı yaktıysa benimkini candan saymaz kiii…
Nasıl yaşadınız sevgiyi bayım…?
Hep gülmek mi demek… Hep güldürmek miii
Susmayın bayım, sevginin ne olduğunu anlatın..
Niçin bu kadar sessizsiniz..
Yoksa kimse size göstermedi mi o sevgiyi…… 

Sevgiye inanmayanlar için dünya zindan gibidir derler aslında mesele sevgi değil bence yalnız kalmaya tahammülümüz yok, hep ihtiyaç duyuyoruz birine… Sevgi gerçek değil, insanlar ihtiyaçlarını gidermek için seviyor birbirlerini. Bedeni ihtiyaçlarını karşılamak için, peki ruhani tarafımız… 

Sevgiye inanmayan biriyim ben, inancım yok.. Çok mu şey yaşadım? Hayır. Kendimi bildim bileli inanmıyorum. İnanmadığım içinde yazıyorum bunları.. Sevgi hayatı idame etmek için gereklidir elbette ama bilemiyorum bu konu hakkında ki fikirilerim çok katı gibi… Bedenler için oluyor birliktelikler, menfaat için kuruluyor bütün ilişkiler, anne evliliğini kurtarmak için dünyaya getiriyor çocuğu, baba beslemek zorunda olduğu için… Doğru olan bu diyorum herhalde peki ama bize öğretilen, olması gereken aslında bu denilen sevgi hangisi, şimdi bunu okuyanların çoğu istisnalar var diyicek ama istisnalar kaideyi bozmaz ki…. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.