Bedenini Duyuyor Musun?

Bir seçim yapmak üzere olduğunuzu düşünün.Eğer mavi hapı seçerseniz hayatınızda yaşadığınız tüm sorunlardan yaşamınız boyunca kurtulmuş olacaksınız . Kırmızı hapı seçerseniz hayatınızdaki sorunlar eksilmeyecek siz  bu sorunlarla yüzleşmeye, mücadele etmeye veya görmezden gelmeye devam edeceksiniz. Hangisini seçerdiniz?

Duymak ve işitmek günlük yaşamda sıklıkla eş anlamlı kullandığımız sözcükler fakat duymak hissetmek anlamına gelirken, işitmek sesin alınmasını işaret etmektedir. Beni işitiyor musun?

Günümüzde birçok şeyi hızlıca tüketir hale gelmişken belki de kendimizi tüketiyoruz. Hayatımızda yaşadığımız zorlukları, problemleri en kestirme yoldan yürümek istiyoruz. Bu süreçte kullandığımız araçlara aşina olduktan sonra sonucu bağımlılık olarak adlandırıyoruz. Bugün bedeninin sana yansıttığı bildirimleri düşünmeni, anlamaya çalışmanı ve buna saygı göstermeni diliyorum. Bazen bir duygu, bazen bir semptom veya bir patoloji(hastalık) bedenin sana ne anlatmaya çalışıyor?

Otomobilinizle uzun bir yolculuğa çıktığınızı düşünün. Bir süre yol aldıktan sonra araç panelinde sarı arıza işareti beliriyor ve siz bu simgeyi küçük bir bant  yardımıyla kapatıp yolculuğunuzu sürdüyorsunuz . Yolculuğun devamında bu defa kırmızı bir arıza simgesi panelinizde belirirken siz uyguladığınız işlemi tekrar edip yolculuğa aynı hızda devam ediyorsunuz. Yolculuğa karşı böyle kayıtsız kalırsanız bir kaza geçireceğiniz aşikar.

Hayat yolculuğumuza ne kadar da benziyor. Günlük yaşamımızda birçok problemle karşı karşıya kalıyoruz. Bu problemlerle bir şekilde mücadele etmeye çabalarken en çok kendimizi unutuyoruz. Bir kaza yaşamadan sağlığımıza dikkat etmiyoruz. Günlük hazlar peşinde koşarken, acıdan kaçıyoruz.

Bugün tıp sektörünü ele alırsak  ilaç satma üzerine kurulu bir sisteme dönüşmüş durumda. Geçen zamanla  büyük gelişmelere şahit oluyoruz. Çok daha fazla doktora sahibiz, çok daha iyi sağlık araçları geliştirdik, ilaçlar geliştirdik fakat daha sağlıklı değiliz. Örneğin ülkemizde antidepresan kullanımı her yıl artmakla beraber korkunç seviyelere ulaşmıştır. Kullandığımız ilaçlarla yaşadığımız semptomları susturmaya odaklanıyoruz, hastalandıktan sonra sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. Yazının başında sorduğumuz soruya dönecek olursak  mavi hapı seçenler bedenini haplarla susturmaya odaklanmış durumda çünkü durup düşünmeye, sorgulamaya gerek duymuyoruz.

Yazıyı şu alıntı sözle bitiriyorum.

İlaçların sihri içeriğinde değil, kullananların zihninde yatar.

okur

Yazar: Ferhat-Beke

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.