Bazen öyledir, öyle olur ve geçer gider.

Kaynak belirtilmedi

Ne yazık! Ne kadar beraber geçmiş günlerimiz var; senin ve benim en güzel günlerimiz..  Ne ben sana kızarım, ne de zatın zahmet edip bana küssün.. Artık seninle biz, düşman bile değiliz…            Nazım Hikmet Ran

Bazen çok tanıdık hissettiren insanlar, çok içten gelen sözler, bazen bir melodinin ardında yatan anlamlar hayatınızdan bir kesit gibi gelir ya bugün de öylesine, öyle bir yerden geldi Nazım Hikmet’in bu şiirinden dizeler bana. 

Konuşmak, yazmak bazen defalarca konuşmak rahatlatır insanı, düşünmek yerine. Çok düşünmeyi bırak, aklımda yüzleri bile tutamayan ben bile bazen hayatta başıma gelen ve şimdi olsa ne işim vardı da durdum orada dediğim bir sürü olay yaşadım şu son senede. Artık hatırlamasam bile hissi önceden duyduğum tanıdık bir melodi gibi öyle değişik bir yerden geldi.

Yeni seneyle beraber hayatımdaki gereksiz her ayrıntıyı dışarıdan bir gözle tekrar tekrar yargıladığım ve geriye iyi ki demekten başka bir şey kalmadığı zamanlarımla beraberim.

Hayatınıza öyle insanlar gelir, durur -ki durması da gerekir o sıra- ve gider ki bazen, gittiğinde anlarsınız aslında gerçek olmadığını. İçimizde hep bir şüphe elbet vardır, bunu er ya da geç anlamak istemesen de anlarsın. Her zaman yanlış insanı hissettiğim için kendimle gurur duyduğum ama bir o kadar da o yanlışı görmezden geldiğim için kendime karşı olan sınavımı nasıl yeniden kazanabileceğimi anladığım bir dönemim oldu bu dönem.

Bu yazım bu sözlerin ben de hissettirdikleri ile başladı. Eskiden Nazım Hikmet’ten “her hal ilerdedir; yaşanacak günlerin en güzelleri…” mısralarında hissettiğim insanlar için artık düşman bile değiliz demenin ne kadar benmiş gibi hissettirdiğini bilmek de, hayatta bir şeylerin eskisi gibi olmayacağını ve bazen de öyle olması gerektiğini anlattı bana.

Bazen bazı cümleleri kurarken iki kere düşünmek lazımmış. Bazen cümleyi kuranın da bu mısraları ne kadar değersiz, öylesine söylemesinin onun hayata bakışı olduğunu anlamak gerekirmiş. Bazen o an öyledir, şimdi ise o his eskisi gibi değil.

Mesela bir şarkıya kendi aralarında  anlam yükleyerek kendi şarkılarını seçen bir çifti düşündüğümüzde, bu şarkıların sözlerinde yer alan “sonu gelmeyecek tek aşk” temasının şarkıda anlatıldığını bilseler bile bu aşk bitebilir ve bu sözler de değerini yitirebilir. Tanıdık bir hissiyat dediğin o his artık yerini samimiyetten yoksun bir gerçeğe çevirir ve sen hani son aşk bile diyemezsin, öyle samimiyetsizdir çünkü. 

Ya da bir arkadaşınla bu bizim şarkımız olsun dediğin, zamanında beraberce söylediğin ve unutmadığın o sözleri, melodisini bile duysan eski olduğunu bilmek, eskiden hissettiğin o hissi geri getirmeyecektir. Hisler değişir sözler kalır belki, çünkü sen de artık onlardaki sen değilsindir. Onlardaki sen de, aslında gerçek sen değildir. Kendi değerimizi anladığımızda o sözlerin anlamını gerçek kılan insanları buluruz, sadece sözleri değil hisleri kalıcı yapanlar ile…

Ya öyle işte, bazen bazı durumlar olur ne kızabilirsin, ne susabilirsin; ne yüreğin el verir bu haksızlığa, ne de mecalin yoktur muhatap olmaya. Bazen sadece izin verirsin ki daha güzelleri onları bir daha gelmemek üzere kovsun. 

Bu cümlelerimin içinde geride bir şeyler varmış gibi gelse de kulağıma bunlar sadece bazen haksızlığa uğradığını düşündüğün ve sustuğun için sonradan duyduğun bir rahatsızlık kadar anlamsız ve tatsız düşüncelerden başka bir şey değil aslında kendi kalbimde.

Bazen sadece mutluluğun içindeyken bile; o tanıdık cümleleri, melodileri, aynı deneyimlerden çıkmış tanıdık gelen insanları görmek, zamanında ne kadar değersiz kaldığını hatırlamak üzer, silik anılar kadar değersizdir ve hatırlamak bile çok zordur ama sustuğun her an için kendini bir daha susmamak üzere uyarırsın. Ben de bu sözlerle beraber bu yazıyı hatırladığımızda, o eski hislerin aslında gerçek olmadığını ve bu tanıdık melodileri duyduğunuzda mutlu hissettiren, gerçek hissettiren ve sadece sözlerle kalmayan insanların da olduğunu hem kendime hem de okuyan size hatırlatmak için yazıyorum. 

Size kötü gelen, hayatı zehir eden insanları güzellemenin, sizin duygularınıza, o an iyi gelse bile aslında kendinize iyi gelmeyeceğini bilmek gerekir. O insanlar sadece size kötüdür ve gitmeleri gerekir. İyi ki artık düşman bile değiliz dediğim ve bunun ben hissettirdiği bir anım oldu. Bu insanlar her daim öylesine gelip gidecekler, hiçbir şey vazgeçilmez değil. Kötü insanlar da olmaması gerekeni öğretir ve sana bir şey katıp gider ve en güzeli ise bir daha dönmemesini dileyerek giderler. Bazen sadece olur, bunu unutmayın.

Küçük bir söz daha,

DÜN SENİ SEVDİM, BUGÜN DE SEVİYORUM, SÖZ BORCUM OLSUN, YAŞARSAM SÖZ YİNE SENİ SEVECEĞİM. ne güzel demiş Nazım Hikmet ama tabi o demiş…

Öylesine Biri
Beni kim olduğumu bilmeden okumanız için yazıyorum. İçinizden biri gibi, arada uğrayıp gidiyorum.
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Kana Karışan Yok Olmaz.
Sonraki
İlerlemek için Dur Noktası

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.