bağışlananlar ve kendini bağışlayamayanlar.

Kaynak belirtilmedi

Zamanın kayıp gittiğini nasıl anlarım?

 Birleştirdiğim avuçlarımdan kum taneleri gibi dökülüyorken.

Nasıl kazırım zihnimin derininde saklanan  kabukları?

Ve nasıl vazgeçerim beni sarmaşık misali sarıp sarmalıyorken darağacımın ipleri?

Bak, içimde yaşıyor;

Kalbimde atıyor,

Ruhumdan geçenlerin çürümüş bedenleri.

Ruhumdan geçenler…

Bağışlananlar ve kendini bağışlayamayanlar.

Krallıklar, veliahtlar, padişahlar.

Devrilip giderken birer birer.

Ve ufacık bir toz zerresi kadar bile süremezken hükümdarlıkları.

Esip gürleyenler fırtına gibi.

Ve susup kalanlar.

Kılıçlar, yeminler, vaatler.

Nasıl anlarım hangisinin kazanan olacağını?

Bana söyle, bilmediğim tüm o sırları.

Ve bana fısılda,

Bilmek istemediğim tüm o yalanları.

Şimdi birbiri içine kenetlenmiş bir çift el misali,

Altında eziliyorum.

İp, boğazımı kesiyor.

Anlamsız görünen kelimeler silsilesi arasında arıyorum tüm o manaları.

Ve gittiğim yerlere götürüyorum.

Her adımımda, benimle taşıyorum.

Burası benim cennetim

Ve burası benim cehennemim.

Hataların asla unutulmadığı,

Yanlışların dua gibi tekrarlandığı.

Burası benim cehennemim.

Burada kimse bağışlanmaz.

Burada herkes pişmandır

Ve herkes günahkar.

Burası benim cehennemim.

Burada kimse aklanmaz.

Azad edilmez yaptıklarından.

Burası, benim cehennemim.

Burası ‘benim’.

Benim.

Darağacında asılı olan benim.

Günahkar olan,

Pişman olan,

Affedilmeyecek olan.

Affedilemeyecek olan.

Affedemediğim,

Benim.

shirasword
drifting away
Önceki
Thales SkyDefender: Çok Katmanlı Savunma Sistemleri Üzerinden Küresel Güvenlik Mimarisi ve Teknolojik Güç Rekabeti

Thales SkyDefender: Çok Katmanlı Savunma Sistemleri Üzerinden Küresel Güvenlik Mimarisi ve Teknolojik Güç Rekabeti

Sonraki
hikaye denemeleri – 1

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.