Atatürk ve Silah Arkadaşlarını 30 Ağustos Zaferine Götüren Süreç

Atatürk ve Silah Arkadaşlarını 30 Ağustos Zaferine Götüren Süreç

Her sene olduğu gibi bu sene de büyük bir coşkuyla bekliyoruz Zafer Bayramı’nı kutlamayı. Tam 97 sene önce bugün Türk tarihindeki en önemli adımlardan biri atıldı ve zafer kazanıldı. İşte o günden bu yana, tam 97 yedi yıldır 30 Ağustos tarihinde Zafer Bayramı’nı kutluyoruz. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk ordusu tarafından kazanılmış olan bu zafer milletimiz için inanılmaz bir anlam ve önem ifade ediyor. Bu yüzden 1922 yılından bu yana her yıl ve ülkenin her kesimi tarafından coşkuyla kutlanıyor. Bazen bazı bayramların herkesin bayramı olmadığını iddia edenler çıksa da, bu topraklarda kök salmış ve hayatını kurmuş her vatandaş bilmelidir ki 30 Ağustos hepimizin bayramıdır. Zafer hepimiz için kazanılmıştır, hepimizindir.

O halde gelin bakalım bu milleti 30 Ağustos gününü Zafer Bayram’ı ilan etmeye götüren süreç nasıl ilerledi.

Atatürk ve Silah Arkadaşlarını 30 Ağustos Zaferine Götüren Süreç

Büyük Taarruz! İleri!

Büyük Taarruz ifadesinin mutlaka hepimizin zihinlerinde bir karşılığı vardır. İşte 1922 yılında başlayan ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da anılan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta ilan edilecek olan Zafer’in kazanılmasını sağlayan muharebedir. Bu muharebede Yunan ordularıyla karşılaşılmış ve taarruzun başarıyla sonuçlanmasıyla Yunan orduları İzmir’e kadar takip edilmiştir. Bu takibin sonucunda, çok yaygın bir ifade ile, Yunan orduları Türk ordusu tarafından denize dökülmüştür.

9 Eylül 1922 tarihinde İzmir’in Yunan işgalinden kurtarılarak yeniden Türk toprağı hale getirilmesi zaferin en büyük göstergelerinden biridir. 30 Ağustos gününden 9 Eylül’e kadar süren ve Yunan ordularının kendi menfaatleri doğrultusunda çeviremedikleri bu süreç Türk ordusu için olumlu sonuçlanmıştır. Ve bu doğrultuda, 30 Ağustos tarihi Türklerin topraklarını geri alıp, zaferi kazandığı günü temsil etmektedir. Her ne kadar işgal kuvvetlerinin ülkemizin topraklarını terk etmesi daha zaman alsa da, sembolik olarak 30 Ağustos bu zaferin artık açıkça kazanıldığı gündür. 30 Ağustos gününün bir bayram olarak kutlanması 1924 yılına dayanmaktadır. İlk kez 1924’te Afyon ili sınırları içerisinde Başkumandan Zaferi adıyla kutlanan 30 Ağustos, Türkiye’de 1926 yılı itibari ile şu anda bizim kutladığımız gibi Zafer Bayram’ı adıyla kutlanmaya başlamıştır.

Atatürk ve Silah Arkadaşlarını 30 Ağustos Zaferine Götüren Süreç

30 Ağustos Zafer Bayramı Bizim İçin Ne Anlam İfade Ediyor?

Zafer Bayramını bizim için böylesine önemli kılan ne? Zafer Bayram’ı bizim için diğer milli bayramlardan daha mı anlamlı? 30 Ağustos tarihi itibariyle kazanılmış olan Türk milleti için çok şey ifade etmektedir. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yapılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Sakarya Savaşı ardından Türk ordusunun artık işgal kuvvetlerini kesin bir şekilde temizlemek için planladıkları ve yaklaşık bir yıl süren meşakkatli bir harekat sonrasında kazanılan bir zaferdir. Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 tarihinde başlamış ve 30 Ağustos tarihinde Dumlupınar’da zaferle sonuçlanmıştır. Bu zafer, Türk milletinin düşman işgalinden ve onun etkilerinden kurtulmasını sağlamış ve aynı zamanda 1920 yılında kurulmuş meclisin harekete geçmesi ile birlikte fiilen kurulmuş sayılan Türkiye Cumhuriyeti’nin daima yaşayacak ve ayakta kalacak bir devlet olacağının da kanıtı olmuştur.

Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı esnasında Başkomutanlık yetkisini elinde bulunduran Mustafa Kemal Atatürk’ün gizli olarak yürüttüğü bir harekattır. Atatürk, bu tarihi kararı Haziran ayında almış ve hazırlıklarını gizli bir şekilde yürütmüştür. 26 Ağustos tarihinde Afyon’da başlayan Büyük Taarruz, kuşatılan düşman birliklerinin imha edilmesiyle Türk ordusu lehine sonuçlanmıştır. Zaferin kazanılmasının ardından 1923 yılında her anlamda daha da iyileşen Türk milleti ve Türkiye, 1924 yıllında gerçekleşen ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat katıldığı bir törenle ilk defa Zafer Bayram’ını kutlamıştır.

Unutmamak gerekir ki Atatürk, 30 Ağustos tarihini bayram ilan ederken milli ruhun ve heyecanın tutulmasının ne kadar önemli olduğunu ifade etmiş ve Türk milletinin bunu asla unutmamasını talep etmiştir. Bu bayram bu topraklara ayağı değmiş ve bu topraklarda karnı doymuş herkesin bayramıdır.

Kutlu Olsun!

kooplogger

Yazar: İdil Ceren Yılmaz

Gezegendeki yolculuğunun 24'üncü yılında. Atmosferde başıboş gezen hikayeleri yakalayıp insanlara anlatmak en büyük tutkusu.

Blog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.