"Arkadaşların" Var Evet

Hayatımızdaki bazı insanlar, vakti geldiğinde iyiliğimiz için büyük, görünmez fedakarlıklar yapacaklar. Biz görmeyeceğiz belki, hissetmeyeceğiz, öyle isteyecekler. Yeri geldiğinde ise yüzümüze, arkamızdan dönen tüm dolapları anlatacak, bize hayatın acımasızlığı ile başbaşa bırakacaklar. Bu fazlasıyla can yakan bir durum, hani diyorlar ya insan en çok sevdiğine kırılır. Orada bizim için bir iyilik bile yapılsa, biz tozpembe camların ardından hayata baktığımız için, yapılan iyilik bize duman grisiymiş gibi geliyor. İ

nanmak istemiyoruz çünkü sahtelere inandık biz. Onları benimsedik, sahteleştik belki de. E neticede insanların aklını çelmek, zor değil. Anlık bir mesele ve çoğu insan da Pandora’nın kutusu değil, her deneme de farklı yönünü çıkarsın ortaya. Tabi öyle olanlar var, yok değil. Bazı insanlar çok acımasız hatta, Pandora en azından açılıyor, bu insanların yanına yaklaşmak bile bir mucize. Yaklaşınca da geri tepilmek, en olağan durum oluyor elbette. Bu yüzden de daha basit insanlara yöneliyor, onların aklını çelmeye odaklanmak daha basit geliyor bizlere.

İnsanlar değişti, dünya nüfusunun en az %60’ı narsist kişilik belirtileri göstermekte ve diğer insanların önceliği olan konulardan ziyade, kendi isteklerinin yerine getirilmesini istemekte. Yardımsever ruhumuz ortadan kalkalı çok olması bir yana, yere düşen insanların artık tek temennisi bir tekme daha yememek haline geldi. Kırılmadık kaburgamız, suya düşmemiş hayalimiz kalmadı netice de. Gerçi kalsa bile kaç yazar, bazı insanlar gelip, onları da yerle bir etmeyi çok iyi beceriyorlar.

Bide ben şunu fark ettim, kimseye güvenmeden ömrünü geçirmeye çalışan insanlar var, hayatlarında sevgilisi ve dostu olmamış, ailesi ile bile mesafeli olan kişiler var, bizzat tanıdım, e haliyle bana da mesafe koydular zamanla, kimseye güvenmemek onların suçu değil, güveni biz kırıyoruz, insanı biz yanıltıyoruz. Sözüme önem verilmedikten sonra yemişim öyle arkadaşlığı ben, aynısını yapan taraf biz olsak hemen siliniyoruz peki o nasıl oluyor, senin sözünün önemi benimkinden büyük mü ki. 

Yok hayır, asla büyük değil. Sadece ben, senden daha insancıl biriyim, fazla zorlamak istemiyorum ve bu senin için büyük avantaj. Beni kullan, at, sonra git. Her şey basit ve kitabına göre ama kitap “Oğlağın Sırları” ise, başlarım öyle kitaba ben!

Resmen esas oğlan dan öğreniyorsun kötülüğü, seçtiğin kartı tahmin etmekte zor değil bu yüzden. Eskiden iyilik ve masumiyet için atan kalbin şu an arafta kalmış vaziyette. Öyle de olacak, karar veremiyorsun, kendinden vazgeçemiyorsun.

Zamanın varken bir karar ver, tercih yap ve canını acıtan kim varsa onları kül et. Etmezsen onlar seni eder, saman alevi gibi, iki dakikalık bir göz alımından ibaret olacaksın yoksa.  “Arkadaşların” var senin evet. Günü geldiğinde tırnak işaretinin anlamı ne, anlayacaksın.

Canları hiç yanmamışçasına yanacak olsa bile, her insan, tırnakların anlamı ne, öğrenir umarım.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.