Anatolia nın Hissettirdikleri

Fotoğraf sahibi: Daniel Lienert (@Daniel Lienert on Pexels)

Günler geçip giderken , unuttuklarım hatırladıklarımdan fazla olmasına rağmen öyle şeyler oluyor ki insanın bilinçaltında derin izler bırakıyor . Hatalardan ders almama , karşıma çıkan kimselere tanımadan güvenmeme , kendimi meşgul edememe sorununa hala çözüm bulamamak ve benzeri durumlar , yaşanmışlıkları unutmak yada önemsememekten kaynaklanıyor olabilir . İnsanın hayatında yapabileceği en önemli hatalardan biri de ; ” ne olucak sanki ” demesi olabilir . Yanlışları unutup doğrulara yönelmek açısından ( hor görmeyip , hoş görmek ) doğru yaklaşım olabilir . Birnevi ” boşvermek ” gibi …Fakat boşverirken kişi kendine zararlı sonuçlar doğuracak eylemlere yol açma ihtimali olan seçenekleri ” boşveriyorsa ” burada o insanın ; neyin kendisine iyi geleceğini bilmediğini , hayır diyemediğini ve hatta neyi istediğini bilmediğini gösterir çoğu zaman . Hatırlanan tecrübeler birçok zaman hayati derecede işe yarayabilir . 
   Yaşamayı zehir haline getiren , iyi niyet suistimalcilerine karşı nasıl bir strateji geliştirmek gerektiğine hala karar veremediğim için , ister istemez belli zaman aralıkları ile psikolojik mağduriyet yaşamaya devam ediyorum . Toplumda ki insanların çoğunluğuna bakacak olsam ; bu tarz konulara çözüm bulma yöntemleri birbirleri ile oldukça benzerlik gösteriyor . Kurtulmak istediğim insan tiplemesi ; “psişik vampir” yada “haksız kurnazlık yapan” insan tiplemesidir . Bu yaratıklar öyle varlıklardır ki , yapamayacağı şeyleri yapıyormuş gibi lanse ederler . Yalancılık adetleri haline gelmiştir . Bazı zamanlar iyi davranıp bazı zamanlar yok yere sadece kendini rahatlamak amacıyla imalı mecazi tavır ve sözlerle kötü davranış sergilerler .Ama bunu herkese yapamazlar . Onlar için en uygun ortam ve koşul , ortak arkadaşların olduğu ortam veya ortamlardır . Bilmedikleri , az bildikleri meselelerde sanki engin tecrübe ve bilgi birikimi varmış gibi konuşmak , övülmekten hoşlanmak , küfür etmek gibi halleri bu tarz kimselerin olmazsa olmazıdır . Tabi biraz önce belirttiğim gibi bu yaşam formu ( insan sınıfına giriyor ) , böylesine acınası özelliklerini öyle heryerde gösteremez . İyi niyetini suistimal edebileceği , eskiden az biraz hukukunun olduğu , ortak arkadaşlar sayesinde kendini güvenceye alabileceği ve çaresizliğinden emin olduğu kimselere karşı bir an bile tereddüt etmeksizin o geçici şeytani hazzı yaşamak ümidiyle , bildiğini yapmaktan geri durmaz . Aynı zamanda bu tarz alt kültür ürünü insan formları hayata hemen hemen her zaman olumsuz bakar , çevresine olumsuzluk yayar , ufacık bir olumlu gelişme yada kahkaha atma ihtimali doğuran herhangibir durumda sanki eğlencenin doruk noktalarına ulaşmışçasına bunu değerlendirir kendince …Onların normal vaziyetidir zaten karamsarlık , olumsuz bakış açısı , hiç durmadan eleştirmek yada en ufak bir maddi kazanç karşısıda , yıllardır eleştirdikleri hatta çoğu zaman küfür ettikleri ideolojiler – taraflar – topluluklar ve benzeri güya düşman oldukları kişilerin taraflarına mensup olmak . Ki zaten  dürüstlüğe fazlasıyla aykırı kişilik yapıları ile bunlar , geçmişe takılıp kalma – bugünü değerlendirememe – gelecek kaygısı – menfaatçi umursamazlık gibi özelliklere sahip olduklarından , hayattan bekledikleri şeyler , eğlence , para , cinsellik , saygınlık saplantısı gibi beklentilerdir . İçinde yaşadığımız toplumda bunlar gibi insanların sayısı malesef hiçte az değil . Zaten toplum sosyolojik yapısı itibarı ile böyle olsun olmasın , her türlü insani değerlere aykırı , insan haklarının umursanmadığı , kuralların – hukukun işlemediği , yozlaşmanın – kültürel dejenerasyonun zirve yaptığı yanlış anlamda gelenekselleşmiş bir 3. dünya ülkesi olduğu için , mağdur olan kimselerin haklarını savunmak yerine onlara bir darbede fazladan vuruyor . Ancak bunu tam tersi psikolojik algı oluşturarak yapıyorlar . Gelenekçilik , hakkaniyet , yardım etme adı altında , düşmüşe tekme atılmaz diyerek usülüne uygun bir tekme daha atıyor . Adettendir diyerek herhangibir kimseye istemediği davranışları sergileyebiliyor . Ben sana yardım ediyorum deyipte ; onun gösterişini ve menfaatini sağlayarak çok güzel yardım ediyor . Artık bu durumlar iyice örümcek ağı gibi olmuş . Örümcek ağına takılmamak çok zor . Erdemli azınlık olabilir herşeyin farkında olan…Benim kişisel tercihim , zaten herşeyin zıttıyla varolduğu bu ölümlü yaşamda , örümcek ağına takılmaktansa , bir ömür boyu sabrederim ve birşey kaybetmiş sayılmam . Çünki zerre kadar sevemediğim , sevilemeyen bu toplumun bir parçası olmak demek , insanın kendine karşı olan özsaygısını , kendi öz haklarını çiğneyip atması demektir . 

Baybars Işık Manifestosu
Yalnızlık zehir gibi büyülüdür ama aşk karanlığın içinden süzülür. Kavalcının sesini duyana kadar gecenin gözyaşlarını koklamaya devam edin. Yolun sonunda sizi acı içinde ki sarayın harabelerinin dibinde ki ışığa götürecektir !
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Komplo Teorileri ve BüyükResim
Sonraki
Alt Kültür ÜrünüToplum

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.