Ani ve plansız bir şekilde geçtim masanın başına,aklımın telefonumdan gelecek herhangibir bildirimde olduğunu bilerekten.Arka planda ‘angelica’ çalıyor, sekmelerden birinde ise pinterest açık, bu yazıya koyacağım kapağı seçmemi bekliyor. Bir şeyler yazdım, birkaç paragraf bıraktım bembeyaz ekrana ancak sildim, sinmedi içime. Sanki yeterince iyi değilmiş gibi hissettirdi, değiştirmek istedim yazdığım şeyleri. Şimdi müsaadenizle başlamak istiyorum.
İçim acıyor.
Acı, uzun zamandır kolluyor beni.
Zihnimin kıvrımlarını sıktığını, tenimin altındaki damarlarımda akan kanıma sızdığını biliyorum.
Görüyorum.
Avuçlarımın içinde kıvranan çaresizliğim, uykudan uyanmış bir yavru misali kımıldıyor.
Seni koruyabilmemin bir yolu yok, fazlasıyla güçsüzken.
Başımı kaldırıyorum ve yakarıyorum, yücelerin de yücesi olduğu söylenene;
Bütün dilek haklarımı harcadım mı Tanrı’m?
Hepsini amansız isteklere kurban mı ettim?
Eğer fazlasıyla gözyaşı dökersem, bana bir yol daha gösterir misin?
Eğer fazlasıyla dua edersem, zincirlenmiş pişmanlıklarımdan beni azad eder misin?
Dizlerimin üstüne çökmüş, kendime sarılıyorum.
Gecenin buladığı göklerle baş başayım.
Uçurumların ve ormanların, denizin hırçın dalgalarına çıktığı yolların sonundayım.
Eğer kalbimin en derinindekileri biliyorsan, bir sır saklamıyorum demektir.
Eğer yanlış kuyulara atmışsam dileklerimi, bana acımıyorsun demektir.
Güneşinin aydınlığını çalsam berrak göklerden
Ve yıldızlarını toplasam zifiri gecelerden torbama,
Bir anlaşma yapabilir miyiz seninle?
Eğer kabul edeceksen, acılarımın sebeplerini silmek istiyorum.
Eğer kabul edeceksen, kendimi geri istiyorum.
Eğer kabul edeceksen, merhametimi yaymak istiyorum.
Ama eğer kabul edeceksen, senden kimsenin sahip olamayacağı, geri alamayacağı ‘o şeyi’ istiyorum.
‘Zamanımı’ istiyorum, sonsuz dilek torbasındaki yıldızlardan.
Silmek istiyorum elimdeki beyaz silgiyle tüm o kanayan yaraları.
Saçlarımdan çalacaksan renklerini, gözlerimden alacaksan neşesini,
Ben de ellerimde tutmak istiyorum kaybettiklerimi.
Biliyorum, insanoğlu her zaman nankördür, isyankardır.
Ama söz veriyorum sana, bir şansı daha boşa harcamayacağıma.
Bir vakti daha çalmayacağıma.
İlk olarak açtığım, ama buradaki okunurluğumun daha çok olduğunu gördükten sonra kendisini uzun aralıklara terk ettiğim, everghostinme bloğunda yazdığım şiirdeki gibi bir şeyler yazmak istedim.Tüm kelimelerim boyunca aynı şarkıyı, ‘angelica’yı dinleyip durdum, tavsiye ederim. Ben de bir tavsiye üzerine dinleyip çok beğenmiştim. Şu sıralar bloğa daha sık uğrayacak ve daha çok şey yazacakmışım gibi geliyor. 🙂
