Yaşanmış Yaşanmamışlıklar

Yaşadık mı yoksa yaşadığımızı mı sandık?

Yedik, içtik, güldük, ağladık, öfkelendik.Türlü acılar, sıkıntılar gördük. Aşık olduk terkedildik, terkettik de peki tüm hayat bu muydu? Sabahın erken saatlerinden akşam geç saatlere kadar çalışmaya,ezilmeye,hor görülmeye hayat diyebilir miydik? Hayat bu muydu yoksa bizim kendime söylediğimiz bir bahane miydi? Hayat güzel derken aslında güzelliklerinin farkında mıydık? Kendi hayatımızı kimsenin baskısı ve dediklerini umursamadan yaşadık mı yoksa bunlara izin mi verdik? Birilerinin gözetimi, yönetimi altında olan hayatımızda gerçekten ne kadar mutlu olabilirdik? Olamadık da. Peki hala hayatımıza karışmalarına izin veriyor muyuz? Cevap hayır ise kendi hayatımıza devam edebiliriz. Bütün dünya hengamesi içinde kendimize ne kadar zaman ayırabildik? Hiç kendinizi karşınıza alıp dinlediniz mi? Neler düşünüyor, neler hissediyor,hayalleri, hedefleri, istekleri ne konuştunuz mu onunla? Hadi bunları bir kenara koyalım. Kendiniz için ne yaptınız? 

Eğer kendiniz için bir şey yapmadıysanız sizi durduran hiçbir şey yok. Gözlerini aç ve yaşa. Size verilen hayatı bir daha hiç olmayacak şekilde yaşayın. Çünkü bir daha ne bu hayat ne de siz olacaksınız. O yüzden kendinizle mutlu bir şekilde yaşamaya bakın. Bilirsiniz ki,hayat göz açıp kapama hızı kadar kısa…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.