Yarın dünden ne kadar farklı?

Birşey farkettim. Gece ile gündüzün bir farkı kalmadı benim için. Gün içindeki yorgunluğum gece ile aynı oldu. Hatta gece daha mı çok yoruluyorum ne? İşteyken kendimi fazla kaptırdığım için akşamın nasıl olduğunu anlayamayanlardanım. Bütün koşuşturma tüm gündüzümü alıyor. Ya gece? Akşam olduğu an başlıyorum sorgulamalara. Bugün neler yaptım? eksik olan birşey varmıydı? daha önce ne yaptım? çok daha önceleri ne yapmıştım? Yarın ne yapmalıyım? Gelecekte beni ne bekliyor? Evet eminim geceler daha yorucu… 

Bitmiyor hayatın koşuşturması ve ben durmamak zorundayım. Belki kendimi çok yıpratıyorum ama yine de avare olmaktan iyidir. Tembellik alışkanlık yapar derdi dedem. Ah be dedeciğim asıl tembellik kalpte oluştu. Çalışmıyor, çalışmak istemiyor… 

Adaları özledim adaları.. Cunda kesmiyor tek başına. Bozcaadanın dar yollarında kendimi özgür hissettiğim nadir yerlerden biri olan ayazmada dolaşmak istiyorum yine. O sert rüzgarların bütün bedenime çarptığı değirmen tepesinde gün batımını izlemek istiyorum. Rum sokağında bağıra bağıra fasıl yapmayı, hiç tanımadığım çevre masadakilerle oynamayı, festivalde eğlenmeyi.. Spontane gittiğimiz zamanlarda arabada uyumayı o küçük odalı butik otellere değişmem. Marmara adasını.. Asmalıda yürüyüş yapmayı, ” modern-köylü” halkını ve tabiki çınarlı köyü plajını.. 

Denizlerin zirvesi gibidir adalar. Bağımsızlığını ilan etmişçesine kendine has kuralları olan ama bağlılıklarından kolay kolay kopmayan yerel halkların yerleşkeleri.. 

  • Beynimi dinlendiremiyorum. Benim buraları yine yaşamam lazım bir an önce. Yeni hatıralarım olmalı sokak başlarında, mekanlarında. Taş evlerine dokunmam lazım bu negatifliği üstümden atmam için. Mesele benim başımabuyrukluğum aslında. Bunlar olmadan da yapılmaz mı? Elbette yapılır. Fakat ben istiyorum. Kısacık hayatımı kısıtlamak istemiyorum. Kendimle ilgili sorunların üstesinden gelebilirim burada bi problem yok. Mesele olan karşımdaki kişiler ve ben duvarlarımı yükseltmeye devam edeceğim. Çünkü yaşadım, yaşadıK. Yeri geldi en yakınlarımızdakilerden yaşadık bunları. Kişiler konusunda yanıldık. O yüzden sen sen ol kişiler hakkında büyük konuşma. 

Hayat seni öyle bir noktaya getirirki 

Kendini sevdiklerinle savaşırken, 

Nefret ettiklerinle selamlaşırken bulursun… 

okur

Yazar: Beyourself

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.