in

Yalnızlık Nedir? Yalnızlığı Seviyor Muyuz?

Gerçekten Yalnızlığı Seviyor Muyuz ?

Yalnızlık Nedir? Yalnızlığı Seviyor Muyuz?

Yalnızlık deyince ne anlıyoruz ?

 Fiziksel yalnızlık mı?

 Ruhsal yalnızlık mı?

 Gerçekten yalnız mıyız ? Ya da öyle mi olmak istiyoruz ?

Kimisi yalnızlığı sever ve isteyerek seçer.Bir hayat felsefesi olarak edinir.Kimisi istemeden yalnız kalır,yaptığı tercihler ve hatalar onu yalnızlığa götürür.Sosyal olmak isterler bunlar,toplum içine karışmak,sevgili yapmak isterler.Daha sayacağımız birçok faktör.

İki tarafa oynayan da var.Bazen öyle bir ruh haline bürünürsün ki kaçmak istersin.Kendini dinlemek istersin.Sesin kısılana kadar bağırmak,ağlamak istersin.Her şeyi arkada bırakıp,uzun bir yola çıkmak istersin.Sessizliği istersin.Evet,bazen gerçekten yalnız kalmak istersin.Bu kısa sürer.Çünkü alışkın değiliz,yalnızlığa…Alışmak da istemeyiz.Kötü olduğunu düşünürüz.(Belki de değildir.)

O ruh halinden kurtulduktan sonra yine döneriz sosyal yaşantımıza.Karışırız insanların içine,yine kendi derdimizi unutur,başkasıyla ilgilenmeye başlarız.İşte kimisi içinde bir döngüdür bu…Bazen yalnız kalmayı seçmek bazen de sosyal yaşantısına devam etmek.

Peki gerçekten cesaret ettik mi  tamamen yalnız yaşamaya ?

Bir adım attık mı ? 

Ya da popülizmin uydurduğu bir yalnızlık felsefesine mi ayak uydurmaya çalışıyoruz ?

-Bakın yalnızlık bazen gerçekten güzeldir.Bizi güçlü kılandır yalnızlık.Yalnızken ki o başkaldırdığımız çaresizliğimiz, bizi hayata karşı hep ayakta tutacaktır.Kimseye muhtaç olmadan yürümemizi sağlar yalnızlık…Tabi başarabilirsek,cesaretli olursak.Her düştüğümüzde elini uzatacak kimsemiz olmadığında, daha da güç kazanırız.Ve ayağa her seferinkinden daha da cesaretli bir şekilde kalkarız.İşte o zaman yaşamanın anlamını daha iyi anlarız.

Tabi ki size yalnız kalın,nihilist bir kişilik olun demiyorum.Herkesin kendine göre zorlu bir hayatı vardır,dertleri vardır.Ama kime göre,neye göre…Önce kendimizi aşmalıyız,sonra sosyal yaşantımızı yönlendirebiliriz.

Her önünüze çıkan zorlukta pes mi edeceksiniz ? -Hayır,sanmıyorum.

 Sizler güçlü insanlarsınız,zorluklara göğüs gerebileceksiniz.İnadına seveceksiniz yaşamayı.İnadına yalnız kalıp,inadına sosyal yaşantınızı güçlendireceksiniz.Bağlı kalın dünyaya…Fazla da takmayın insanları çünkü konuşsan yanlış,sussan yalnız oluyorsun,onlara göre…Her geçen gün günlük rutinlerinizi daha da fazla arttırın.Hedefinize daha hızlı koşun,daha fazla hata yapın ve ders çıkarın,daha fazla gülün,daha fazla çabalayın,daha fazla sevinin,daha fazla inanın…

Ve unutma karşılacağın herkes bilmediğin bir şeyleri biliyordur.Kül olmadan kendini yenilemeye bak.

Ve sizlere yalnızlığın adamı Nietzsche’nin sözü ve kendi seslendirdiğim şiirimle veda ediyorum.“Dünya bir deri ve bu deride hastalıklar var.Hastalıklardan bir tanesi insan.” der,Friedrich Nietzsche.

Şunu söylemeden edemiyeceğim.😊

-Bir dizi de görmüştüm.Adam ile çocuk otururken yalnızlığı şöyle anlatıyorlardı:”Bir karpuzu alamamaktır,yalnızlık.Tek başına bitiremem diye.Güldüğünde yanındakine dönüp ya nasıldı ? , komik miydi ? diye soramamaktır yalnızlık….Paylaşamamak,anlatamamak,tek başına oturmaktır,yalnızlık.Bir başına,bir başına oturup öyle boşluğa bakmaktır,yalnızlık.”Der.

Sonra çocuk şunu ekler:“Etrafında bir sürü insan varken,birinin eli senin eline değdiğinde,gülümseyip,konuşurken ki hissettiğin yalnızlık her şeyden daha kötüdür,bence.”Der.

Neyse sizi şiir ile baş başa bırakayım.😉

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm cehennemi de.

Öyle bir aşk yaşadım ki,

Tutkuyu da gördüm,pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden,

Kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki,

Okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde.

Hem kızdım hem güldüm halime

Sonra dedim ki “söz ver kendine”

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.

Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.

Öyle çok değerliymiş ki zaman,

Hep acele etmem bundandı 

Anladım…

Friedrich Nietzsche

Bu yazıyı nasıl buldunuz?