Yakın Gönül Işıklarını Aşk İle

Öncelikle her insan aynı değildir değerli okur. Hayatına elbette birisi girecektir; o buz tutmuş ellerini ısıtacak birisi, her düştüğünde seni elinden tutup tekrar ayakta dimdik durmanı sağlayacak kişi, her ağladığında gözyaşlarını parmaklarıyla silip başını okşayacak kişi, sana bir sarılsa sanki bütün sorunlarını halletmiş gibi hissettirecek kişi.

Hani bütün erkekler aynı ya da bütün kızlar aynı diyorlar ya işte külliyen yalan. Hiç kimse aynı olamaz. Biri seni öldürürse başka birisi seni güldürür işte. Seni güldüren kişiyi bulma yolunda elbette bir takım hatalar olacaktır. Herkes üzülüp yara almalıdır bence çünkü aldığı yaralar büyütür insanı ama elbet doğacaktır o güneş sana bir gün. Her yerin ışıklarını kapatmışsındır sen ama sadece bir kişi gelir sana ve senin gönül ışığın güneş kadar parlak olur.

Her derdini, sevincini, üzüntünü, heyecanını aldığın nefesten tut evdeki perdeleri bile anlatıp konuşmak istersin onunla. Seversin çünkü. Görmek için elinden gelenleri yaparsın, onu güldürmek için bin bir komedi yaparsın, üzülmesin diye onun yerine bile sen üzülürsün gerekirse onun yerine bile ağlarsın. 

Sonra onunla değişmeye başlarsın. Gülüşün değişir, gözlerinin içindeki ışık değişir. Nereye bakarsan onu görmek istersin. Çünkü kalbinin yarısı bir başkasındadır  ancak gördüğün zaman onu iki kalp bir araya gelir ve mutluluk doğar insanın içine.

Sözcükler tükenir bazen Türkçede olan 616.767 kelime yetmez onu anlatmaya ona olan sevgini anlatmaya işte. Kavuşursan meşk kavuşamazsan aşk olurmuş ya hani gerçekten doğru. Kavuşasıya kadar yaşadığın o deli fırtına senin için aşk olur. Ne zaman kavuşursun o aşk yerini sonsuz sevgiye bırakır. 

Hiçbir mesafe aşka engel değildir. Aranızdaki mesafe gönlünüzde olmasın yeter. Özlemek en ağır yüktür insana ama görmek istersin önüne engeller çıkar. Bende çok özlüyorum mesela bir o kadar da çok seviyorum. İnsan yalnız doğar da yalnız ölmezmiş. Gönül tek kişilik, hayat tek kişilik, düşünmek bile tek kişilik değildir.

Hafıza insana en ağır yük olur bazen. Yaşanmış onlarca anı vardır. Kimisi güldürür kimisi öldürür insanı. Bazen keşkeleri yaşarken bazen de iyikileri yaşarsın anıları hatırlayınca. Nerede bir yaşanmışlık varsa oraya dönünce bütün anılar canlanır gözünde. Dersin sonra onu burada görmüştüm sonra beni burada öpmüştün sonra ilk burada buluşmuştuk daha yüzlerce örnek. Hepsini  hatırladıkça yüzünde özlemin en buruk gülümsemesi vardır yüzünde. O gülümsemeyi en iyi ben bilirim. Çünkü bütün anılarımı hafıza zindanıma hapis ettim her gece ziyaret ederim işte bu yüzden geceleri çok zor geçer.

Bütün acılarımı tek başıma yaşamak zorunda kaldım eğer yanımda olma imkanı olsaydı benim acı çekmeme asla izin vermezdi. Gözlerim, ellerim, gönlüm onu o kadar çok arıyor ki bazen. Onsuzluğu iliklerime kadar yaşıyorum ama bazen yeri geliyor mutluluğumu da onunla yaşıyorum.

Direnmeye çalışırsın ya her konuda dimdik dursan bile karşında o varken bütün surların tek tek yıkılır işte ve sen o surların yıkılmasıyla aydınlanmaya başlarsın çünkü o senin gönül ışıklarını yakmaya başlamıştır aşk ile. 

Şunu unutma lütfen değerli okur, aydınlığa çıkan her yol karanlık ve dikenli olabilir ne zaman aydınlığa ulaşırsan işte o zaman ayağına pamuktan başka bir şey değmez… 

KALBİNİZİ KAFESİN İÇİNE KENDİNİZ KİLİTLERSİNİZ FAKAT ANAHTARINI YİNE SİZ VERİRSİNİZ BAŞKA KİŞİNİN ELİNE. GÖNÜL GARDİYANINIZ OLUR O KİŞİ SİZİ HİÇ BIRAKMADAN BEKLER BAŞINIZDA BİR NÖBETÇİ MİSALİ. 

AŞK SANDIĞINIZ KADAR DEĞİLDİR AŞK YANDIĞINIZ KADARDIR ÇÜNKÜ. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum

  1. “Kalbimin kapısına, kimse giremez, yazdım, astım. Baktım ki bir gül yüzlü girmiş içeride oturuyor. Hayırdır, dedim, görmedin mi yazıyı? Ben okuma bilmem dedi. Bilmeyince açılan kapılar da var…” Yazınız bana Serdar Tuncer’in bu sözlerini hatırlattı. 🙂