Yağıpta Kuruyuşuna

Gelmen gerek pusuya düşürüldü kuşlarım
uzat ellerini teslimiyetim yanlızca sana
ruhumda savrulan kanadı kırık kuşlara bak
köşeye sıkışmış ölümü bekliyorlar bu çok zor durgun bir uçuşla ilişmek istiyorum gözlerine yani gözlerin çocukların gülüşüne sebebiyet biraz yaralanmış biraz yorgun iki kuş getirdim sana senin için yaralandı yoruldu solmaktadır bu akşam gizinde kaybolan benliğim zebaniler vurmuş sırtımdan ben yine sana uçmuşum iki kuşla kanlı akıtan bir sevgiyle durdurulmuş zamana zincire vurulmuş ellerim tut ellerimden koy kalbine sarsanda durmaz kan bir sigara uzat  kuşlarım ölüyor sevgilim sevgini kat onlara tek solukta iyi edersin bilirim iyimserliğin dilsiz ama gülüşü ömre bedel insanı kendinin kuşlarımın bekçisi gönlümde yatan nedensiz ağrılar başkoymuşluğun irdeleyen sancısı göğsümden perdeler yap kuşlarımı sakla usulca kalbimde uyut tut ellerimden kaldır ayağa sevgilim yürüyelim ölüm çok yakın mahallemizdeki çocuklara gidelim.

Yahut değiştirmişlerse adlarını gelmişlerse  başucumuza barbarlar söyle onlara aşkın gerçekliğini kuşlarımı göster onlarda ağlasınlar mahallemizdeki çocuklardan bahset gülüşlerinin güneşi duyuran sonsuzluğundan bi haberler öğret onlara ölüm yakın.

Dönerek iki de bir hayaller ülkesine düşler kuralım değişmeyen yağmurların yağıpta kuruyuşuna gitme sonbahar oluyorum sonrası bilinmez.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.