VESİKALIK

Vesikalık

  ”Kimseeyee etmem şiikayeet” kadehini kaldırıp gülümseyerek Süleyman’a uzandı. Süleyman kadehinden koca bir yudum alıp onunkiyle tokuşturdu. Masaya bir 70’lik daha gelirken garsonun cebine de bahşişini sıkıştırmayı ihmal etmedi. ”Ulan Gazi Abi şu meret yüzünden siroza yakalanıcaz ama yine de keyfimize diyecek yok ha. Hanım leş gibi kokuyorsun diye yanına yatırmıyor.”

 Cemal’i tanıyanlar ona Gazi lakabını takmışlar.Babası Çanakkale Cephesinde yunan askerleri ile çarpışmış,ona da babadan oğula gazi lakabı kalmıştı.Cemal Çiçek Pasajı meyhanelerinin demir başıydı adeta.Neredeyse her akşam ahbapları ile içerdi.Hiç masa kurdurmasa bile en azından dolanırken bir kadeh rakısı elinde mutlak olurdu.Ayık olduğu çok nadir anları olmuştur,zaten sarhoşken de içmemiş bir insandan daha iyi konuşurdu.Artık onun anormal hali ayık olduğu zamanlardı tanıyanların gözünde.

”Bak işte bekarlığın güzel yanı bu oğlum.Ne yanına yatırmayacak hatun var ne başka bi’şey.Yok eve geç kaldın mı derdi yok,mesela ben bugün eve gitmicem.Napçam biliyon mu? denizi seyretcem ben.”

”Abi alkollü kafayla denize düşme de aman diyim” boğucu bir kahkaha patlattı.Sigaradan dolayı sesi boğuklaşmış ve gülerken nefesi kesiliyordu.Kadehini doldururken aklıma bir anda bekarım dediği an takıldı.”Abi sana bi şey sorucam ben,ne zamandır kafama takılıyo.Sen şimdi bekar mısın,dul musun?”

Bir kahkaha daha patlattı.”Lan oğlum dul ne lan öyle? Bekarım işte,kafa rahat yani anlatabiliyom mu?”

”Sen şimdi keyfine mi içiyosun böyle her gün her gün?” gülüşü kayboldu.Ağzındaki lokmayı uzun uzun çiğnerken dikkatlice yüzüme baktı.”Ben hiç keyfine içeni görmedim,düğün olur bayram olur içenler var tabi.Ama ben unutmak için içiyorum oğlum.Beynimi uyuşturmak için.Misal içiyoruz ya bu mereti,ben sızıyorum.O gün böyle hiç düşünmüyorum,ertesi gün oluyo ben yine içiyorum.Ha bi cumaları içmem onu zaten biliyon.” Cemal abi asla cuma namazından da geri kalmazdı.Ben hayatımda alkol ve din arasında böyle bir ikilem görmemiştim.

  Hiçbir şey sormadım,anlamıştım çünkü.İnsan neden unutmak ister ki? Neden beynini uyuşturmak ister.Hiç ağladığını görmedim mesela ben Cemal Abi’nin,hep kahkahaları duyulur İstiklalde.Şakaklarına bastırdı parmaklarını ”Burayı uyuşturuyorum ama ya burası..”sonra kalbine gitti eli.”Ben 15 senedir burayı uyuşturamıyorum oğlum,böyle bir ilacı olsa.Deseler içceksin bunu Cemal,orası da geçcek.Yemin olsun parası neyse alır içerdim.” artık hiç konuşmuyor sadece devam etmesini bekliyordum.Başlamıştı bir kere devamını illaki getirecekti,hissetmiştim.

Cebinden cüzdanını çıkardı,eski derisi dökülmüş bir cüzdan.Açınca direkt o küçük vesikalık ortaya çıktı.Gencecik,uzun saçlı hafif kumral bir kadındı vesikalıktaki. Pırıl pırıl bir gülümseme ile bize bakıyordu sanki.”Süheyla..”dedi fotoğraftaki kadını okşarken.”Lisede tanıştık biz,zaten ben uzaktan kestirmiştim gözüme.Genciz oğlum işte bir arayış içindesin o zamanlar.Süheyla’yı beden dersinde görmüştüm ilk.Sırma saçlım,voleybol oynuyordu kızlarla.Çok koştum peşinden,biraz çekingen biraz da ketum bir kızdı.Neyse sonunda biz konuşmaya başladık,okul çıkışları evine bırakıyorum.Ama abileri var görürse sallandırırlar beni.O birkaç adım önden ben de arkasından gidiyorum,biri yan gözle bakmasın diye nasıl aslan kesiliyorum.”güldü ben de güldüm.Her erkek gibi o da bir dönem koşmuş bir kızın peşinden.Rakısından bir yudum daha aldı ve devam etti.”Telefonu yoktu onun,anca akşamları pencereye çıkardı arka tarafa fısıldaşarak konuşurduk.Sonra bir gün abisi yakaladı bizi,biri aşağıya beni dövmeye indi diğeri de Süheyla’nın cezasını kesmek için harekete geçti.Kaçtım ben,yakalayamadılar.O gece gözüme uyku girmedi,ona gelicek zararı düşündükçe kalbim sızlıyordu sanki.Ertesi gün okula geldi,ağzı yüzü yara içinde.Korkusundan benimle göz göze bile gelmedi hiç.Kaç teneffüs konuşmaya çalıştıkça kaçtı benden.Arkadaşıyla haber yollamış,görüşmeyelim artık diye.Ne diyebilirsin ki oğlum o an?Tamam diyosun.Ortada izbandut gibi iki tane abi var.Kendimi geçtim bu kızı öldürürler.”

 Kemancıya elini salladı,işareti verdi.İstediği şarkıları çaldırırdı bu pasajda.Adı sanı bilinen biriydi Gazi Cemal Abi.”Ee abi? Noldu sonra?”

Sigarasından koca bir nefes çekip öksürüğe boğuldu.”Sonraki günler okula gelmedi,bekledim gelmedi.Tamam artık görüşmüyorduk ama uzaktan görsem iyi olduğunu yetiyordu benim için.Arkadaşına sordum,almışlar okuldan abileri.Zaten anne baba vefat etmiş evdeki otorite de bu iki adama ait.Onlar ne derse oluyo.Evlendirceklermiş bunu,aldım haberi.Bi hışım gittim mahallesine,evi gözetliyorum çıksa da yardım etsem diye.Akşama kadar bekledim,abileri akşam çıktı gitti mahalleden.Cama baktım ışık yanıyo,ulan oğlum Cemal başka çaren yok koş.Eve koştum,çaldım kapıyı.Süheyla çıktı,beni görünce ağlamaya başladı.Sarıldım,içim sımsıcak oldu Süleyman.Evimmiş gibi hissettim o an.Gel dedim gidelim,ben bakarım sana.Yok şöyle yok böyle derken ikna ettim çarptı kapıyı çıktık koşuyoruz.O böyle elimi tutuyo ya,lan daha 17 yaşında bi ergensin ama Dünya’nın en güçlü erkeği oluverdim sanki.Arkamızdan bağırışlar koptu.Biri Süheyla diye bağırıyo,biri ulan piç! diye.Biz böyle hızlı hızlı koşarken bi şey patladı,hızımız kesildi.Bacağımdan vurdular beni orda,yere çakıldım.Kaç dedim,uzaklaş burdan ben halledicem.Gidemedi,Saçından tuttukları gibi eve sürüklediler,komşular geldi benim de yardımıma orada.Ağladım,eşşek gibi ağladım Süleyman.Ama bacağımdaki kurşundan değil,o mahallede ben yerde sürüklenirken Süheyla’mın evden çığlıkları tokat sesleri geliyordu.”

Cemal abi hafif aksak yürürdü,şimdi anladım.Gaziydi bir nevi ama aşk savaşında gazi olmuştu Cemal abi.”Sonrasını sorma,ben de bilmiyom oğlum.Bir daha görmedim onu,izini kaybettim.Kimi öldü dediydi,kimi evlendi çocukları var.Zaten komşular şikayet etmiş taşınmışlar oradan da.Ben kimseyi sevemedim öyle,evlenemedim.Böyle kadınlara bakınca Süheyla’yı aradım onlarda hep.Nasıl bi his biliyon mu sen? Umarım bilmiyosundur,hiç bilinecek bi yanı yok” yavaştan dili dolanmaya başlamıştı.Gözleri kıpkırmızı oldu,son kadehi dikti.

Masada yarım kalan 70’liği eline aldı.”Ben denize gidiyorum,Süheyla denizi çok severdi.Kayıkla kaçırcaktım onu” kahkaha patlattı.Omzuma vurdu ”Haydi selametle!” adeta sallanan bi kayık gibi süzüldü pasajdan.Bense elimde yarım kalmış kadehimle arkasından baktım kaldım.Elim telefona kaydı,eşimi aradım.

”Hayatım,kusura bakma geciktim.Gelirken istediğin bir şey var mı?Seni seviyorum güzel karım benim.Yok yahu,çakırım biraz.Tamam tamam yarım saate yanındayım…” kalanı dikip hesabı bıraktım.Gecenin sessizliği caddeye de sinerken,kravatımı gevşettim.Cemal Abi sana Süheylan’ı getirebilmek çok isterdim.Sizi kavuşturabilmek ve şuan denize değil de onun yanına uyumaya gitmeni çok isterdim.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.