Tükettiğimiz Kadar Tükeniyoruz

Üretimden çok, tüketim üzerine kurulmuş bir dünya düzeni ve insan evladı o düzenin tam ortasında. Hayatın akışı içinde birçok şeyi tüketiyoruz bu yüzden. Hem kendi hayatımızdan hem de diğer varlıkların dünyasından birçok şeyin dibini sıyırıyoruz. Önümüze konulan tabaktan ihtiyacımız kadarını yiyelim, bırakalım yiyemediklerimiz kalsın demiyoruz. Tükettikçe tüketiyoruz, doygunluk da yaşamıyoruz. Karnımız doyuyor çoktan ama gözümüz de var, o aç mı kalsın yani? Bir de şikayetçiyiz ya bu durumdan en komiği de o. Bugün başıma geldi böyle bir durum, bahsetmek istiyorum: Sıcak yatağımda uyuyorum mışıl mışıl, hop alarm çaldı. Kalk saat geldi diyor alarm, geç kalma tüketmeye. Yoksa başkası tüketir, sen avcunu yalarsın. Hadi kalk bakalım Ayşenur deyip kalkıverdim bir anda, sadece 4 saat uyumamış gibi. Hazırlandım çıktım yola, nereye gidiyorum peki? Markete. Ne için? İndirime girmiş ihtiyaç dışı bir ürün için. Çok mu lazım? Bana göre evet çünkü; tüketiciyim ben, rekabetçi bir tüketici. Bitmeden almalıyım onu. Her şey iyi hoş yolda bunları düşünürken, sonra bir baktım yanımdan bir çocuk geçiyor. Sırtına yüklenmiş çöp arabasını, şikayet etmeden geçiyor. Bense bu saatte kalktığım için sövüyorum içten içe. Utandım kendimden o anda. Tüketim derdine düşmüşüz işte; ben ve benim yanımda markete yönelen birkaç kişi daha. O küçük çocuk, sırtlanmak zorunda olduğu yaşından büyük sorumluluğuyla mecburiyetten üretmeye çalışırken biz kendi zevkimiz için erkenden kalktığımıza sövüyoruz belki de ama çok da şaşırmamak gerek bu duruma aslında. Çevremizdeki her şeyi tüketiyoruz kolayca. Bir yere yetişmeye çalışır gibi hızlı hızlı yürüyerek yolları tüketiyoruz, söylediklerimizi dinlemek istemeyen birine karşı ısrarla konuşarak kendimize olan saygımızı tüketiyoruz, yoldan geçerken bir insanı veya hayvanı görmezden gelerek insanlığımızı tüketiyoruz. Tükettikçe de içten içe biz tükeniyoruz aslında. Peki tükettiğimiz o kadar çok şey varken sevgiyi, saygıyı, ahlakı yeniden üretmek için ne yapıyoruz?

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.