Tanrısal Çelişki

Tanrısal Çelişki

Tanrısal Çelişki

kafam da tanrı hakkında birçok teorim üretmiştim. Kimi zaman benim için bir egoistti.

Bazende tanrıyı bir müzisyene benzetirdim . Kötü bir müzisyene!  Bir enstürman tasarladığını ama nasıl kullanacağını bilmediğini düşünürdüm. Çoğu zamansa kusursuz bir kainat yarattığına.  Ona hayrandım. Ona kızgındım.

bunca yaygarayı bilinme arzusu (tapılmakta diyebiliriz) için yaptığını düşünürdüm. Bazen de denek  faresi gibi hissederdim kendimi. Peynir bir metafordu benim için cenneti temsil eden.

Ne zaman şüpheye düşsem içimde tanrısal inancın tohumlarını hissediyordum. dua ile filizlendirdiğim zamanlarım çok oldu. Tapma olayını pek beceremeyen biri olarak söylüyorum , birçok kez Tanrı’ya sığınmıştım. Kendime dahi söyleyemediğim gerçekleri , saydam bir şekilde aktarırken buluyordum. Ne zaman umutsuzluğa kapılsam içimden dualar eder, inancımı tazelerdim. Bu durumda kendi içimde güçsüz olduğumu hissettirse de, içten içe  doğru olanın bu olduğunu biliyordum. Konforlu alanımdaydım.

bazen kafam güzelken tanrıyla aynı masaya oturur, kafam ayılmaya başladıkça da  sorgulamayı bitirir ve masadan kalkardım.  Spiritüel ya da ilahi bir güç hangisi bilmiyorum ama o masadan kalktıktan sonra ne bir denektim ne de Tanrı bir egoistti . Artık Tanrının bilinme arzusu olduğunu da düşünmüyordum. Benim için tanrı kötü bir müzisyen değilde bir maestro olmuştu.  Galiba ona inancımızı sergilememizin en güzel yolu mutlu ya da savunmasız kaldığımız anda onu hatırlamamız. İçten içe ilahi bir gücün olduğunu bilmek herkesi daha güvende hissettirmez mi?

okur

Yazar: puar

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

9 Yorum

  1. Benzer şeyleri yaşamak farklı hissettirdi. Aynı konuyu faha dar bir alanda, cinsiyet konusunda yaşıyorum. Eski tecrübelerimden biliyorum o masadan farklı kalkıldığını. Ama oturmaya cesaretim yok bu sefer. Fenek faresi de olabileceğini fark ettiği zaman korkuyor insan.

  2. Aynen dediğin gibi sanki kolektif biçimde eskiden beri gelmiş bir inanç var içimizde. Bazen saçma, anlamsız hatta reddetmeye kadar gidiyoruz fakat kendimizi o güce bırakınca rahatlıyo, güvende hissediyoruz. Sanki inanç genetiğimize kodlanmış. Galiba her şey fıtrat ve mizaçta yatıyo.