Psikanaliz – Sigmund Freud ve Explained

Merhabalar! Umarım güzel ve verimli bir hafta geçirmişsinizdir. Ben bugünkü yazımda hafta içi okuduğum Amatör Psikanaliz kitabından, onun yazarı Dr. Sigmund Freud’tan ve çok sevdiğim yaklaşık 18’er dakikalık bölümlerden oluşan ve her bölümünde farklı bir konunun işlendiği belgesel; Explained’ten bahsedeceğim. Keyifli okumalar.

Psikanaliz Yönteminin Babası; SIGMUND FREUD

Sigmund Freud; Karl Marx, Albert Einstein ile birlikte geçtiğimiz yüzyıla damga vurmuş isimlerden birisidir. 20. yüzyılın en büyük düşünürlerinden birisi sayılır ve ”psikanaliz”, ” bilinçaltı” kavramlarını keşfeden, psikanalizi kuramsallaştıran kişidir.

Freud, 1856 yılında Avusturya’da dünyaya gelmiştir. 7 kardeşinin arasında eğitimine önem verilen tek çocuk O’ydu ve kendisine ait çalışma odası olan tek evlattı. Latince, Fransızca, İngilizce, İbranice, İspanyolca ve İtalyanca dillerine hakimdi. 1873 senesinde, Viyana Üniversitesi’ne kaydoldu. İlk başta Felsefe ve Hukuk Bölümleri ile ilgileniyordu fakat üniversite eğitimi sırasında doğa bilimcilerine ve özellikle Charles Darwin’e ilgi duymaya başladı. Bu ilgiden sonra Tıp Fakültesine kaydolmaya karar verdi. 1881 senesinde tıp öğrenimini bitirir ve psikiyatri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başlar. Bu yıllarda hayatının aşkı Martha ile tanışır. 1882 yılında nişanlanan çift, parasızlık sebebiyle dört sene nişanlı kalır ve bu sürede Freud’un Martha’ya yazdığı 900 tane mektubu bulunmaktadır. 1886 yılında Martha ile evlenen Freud, aynı sene muayenehanesini de açar.

Evliliğinden bir sene önce burs kazanarak Paris’e giden Freud, histeri hastalığının tedavisi için hipnoz yönteminin kullanıldığını görür ve geri döndüğünde bu tecrübeleri onu yaptığı keşiflere yönlendirecektir.

Psikanaliz

Muayenehanesinde histeri hastalarının tedavilerini gerçekleştirmeye çalışan Freud, Paris’te öğrendiği hipnoz yöntemini kullanır. Ofisinde bir koltuk vardır ve kendisi de hastanın onu göremeyeceği şekilde arkasına oturur. Hasta konuşurken, ona yönlendirmelerde bulunarak hastanın sorununu çözmesinde yardımcı olmaya çalışır.

1896 yılında babasının ölümü ile Freud bunalıma girer ve kendisini analiz etmeye başlar. Bu dönem Freud için büyük bir yalnızlığı barındırsa da, psikolojik rahatsızlıkların tedavi araştırmalarında ona ışık tutacaktı. Freud, hipnoz tedavisi sırasında kullandığı ikinci bilinç kavramından yola çıkarak ”bilinçaltı” kavramını buldu. Bilinçaltı kavramı, rüya analizleri ve tedavilerinden yola çıkarak 1897’de Oedipus Kompleksi, 1900’de Rüyaların Yorumu, 1901’de Günlük Yaşamın Psikopatolojisi kitaplarını çıkardı. 1899’da bitirdiği Rüyaların Yorumu kitabını yeni yüzyıla ait bir çalışma olarak gördüğü için 1 yıl sonra çıkardı. Ancak kitap o dönemde beklediği etkiyi yaratmadı. Benim bu hafta içi okuduğum kitabı ise; Amatör Psikanaliz.

Amatör Psikanaliz, 1927

Freud’un 1927 senesinde Psikanaliz kavramını açıklamak, psikanaliz yöntemi ile hasta tedavisini sadece doktorların değil, eğitimini alan, yeterli düzeydeki kişilerinde yapabileceğini savunduğu bir söyleşi hazırlar. 112 sayfadan oluşan bu kitapta, Freud sizinle sohbet eder gibi size psikanaliz kavramını açıklamaya çalışır. Freud yaklaşık 100 sene önce kişinin görünen ”Ben”liği dışında, içinde onu yönlendiren, arzularını isteklerini belirleyen bir ”Es” olduğunu söyler ve bunların dışında ”Üst Benlik” varlığından bahseder. Bunlar günümüzde; İd(Es), Ego (Ben) ve Süper Ego (Üst Benlik) olarak adlandırılmaktadır.

İd’in arzularımızı, isteklerimizi yönlendirdiğini söylemiştim, kendisi sürekli aç bir şekilde yeni bir şeyler elde etme çabasındadır. Egonun görevi, süper egoyu, yani vicdani duygularımızı ve ahlaki olguları dikkate alarak, İd ile gerçek dünya arasında denge kurmaktır. Ego eğer İd’in arzularını görmezden gelirse, İd bilinçaltında güçlenerek bir gün mutlaka Ego’nun karşısına çıkar ve işte bu durum kişiyi bunalıma, psikolojik sorunlara sürükler. Ego eğer İd’in tüm isteklerini yaparsa; vicdani değerleri görmezden gelmiş olur ve bu durumda toplum içinde ve kişisel olarak onu kötü bir duruma düşürür. Bu durumda kişi yine bunalımlara girer. Önemli olan vicdani değerlerimiz ve arzularımız arasındaki köprüyü kurabilmektir.

EXPLAINED

Explained, kelime olarak açıklamalar anlamına gelir. Explained belgeselide, her bölümde farklı bir konunun açıklamasını yapar. 2 sezondan oluşan belgeselin ilk sezonu 20 bölümden oluşuyor. Bazı bölüm başlıklarından bahsecek olursam; Irksal Servet Eşitsizliği, Diyetler Neden Başarısız Oluyor?, Uzayda Yaşam, Astroloji, Küresel Su Krizi, Kadınların Maaşı Neden Düşük? İkinci sezonda da ilk sezonda olduğu gibi, ilginizi çekebilecek veya bilgi sahibi olmak isteyeceğiniz konu başlıkları bulunuyor. En etkilendiğim bölüm, Küresel Su Krizi bölümüydü, bunun sebebi büyük ihtimal su kullanımı konusunda ki hassasiyetim. Belgesel de bana: ” Su kaynağınında soluduğun hava gibi çantada keklik mi sanıyorsun?” diye bir soru yöneltmişti. Belgesel içerisinde de, dünyada ki kullanılabilir su kaynaklarının nasıl azaldığından bahsediyordu.

Gerçekten, suyun sonsuz olduğunu mu sanıyoruz? Dünyamızın 4’te 3’nün sularla kaplı olması bunun hepsini kullanabiliriz anlamına gelmiyor maalesef. Okyanus suları tatlı su değil, onları kullanılabilir hale getirmekte inanılmaz yüklü bir maddiyat gerektiriyor. Yaşadığımız ülkelerin bu denli yüksek maliyetli işleme ne kadar süre gelir sağlayacağını düşünüyoruz? Bulaşık yıkarken, dişlerimizi fırçalarken, duş alırken, o an kullanmıyor olsak dahi musluktan akan suyun boşa gittiğinin farkında değil miyiz? Su tüm maddi objelerden daha kıymetli bence; altından, mücevherlerden. Çünkü su olmadan yaşayamayız. Bu konu ile ilgili geçen aylarda yazmış olduğum bir yazı vardı. Okumanızı tavsiye ederim. http://aytiti.com/25-lt-su-kullanarak-bir-gununu-gecirebilir-misin/ Lütfen yaşamımızı, doğacak çocuklarımızı, tüm insanlığı etkileyecek bu konuda daha hassas olalım. En azından kendi yapabileceğimizin en iyisini yapalım.

Buraya kadar yazdıklarımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu arada Sigmund Freud ile ilgili daha fazla şey öğrenmek isterseniz, Modern Dünyanın Dahisi belgeselinin Freud bölümünü izleyebilirsiniz. Sağlıcakla kalın.

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir