özgürlük

Klişe bir cümle vardır. ‘Kişinin özgürlüğü bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.’ Toplumda büyükten küçüğe, kadından erkeğe, yaşlıdan gence herkesin dilinde bir özgürlük lafıdır gidiyor. Herkes kimse bana karışmasın ben istediğimi yapayım. sende istediğini yap herkes kendi ne istiyorsa onu yapsın. Bu düşünce ve bu uygulama önü alınmazsa toplumu felakete götürür. Götürüyor da toplumun en küçük yapı taşı olan aileye bakıyorsun, ‘anne ben istediğimi yaparım’ diyor sorumluğunu yerine getirmiyor, baba ‘evlendiysem kadının esiri mi oldum hayatımı yaşayacağım diye tutturuyor ‘ böyle bir ebeveynin elinde yetişen çocuk da ‘bana da kimse karışamaz istediğim her şeyi yaparım’ diyor bir evde kaç kişi yaşıyorsa o sayı kadar otorite ve kural koyucu bulunuyor. Teknolojinin imkanlarıyla tüm ilimlere bir tuşla ulaşılabiliyor. ancak ulaşılmayan bir şey var ki o da sürekli uzaklaştığımız şey ahlakımız,  milli eğitimimiz Milli Eğitim ve Öğretim de örgün eğitim yapılırken dahi eleştiriyorduk. Milli Eğitimin eğitimi kalmadı sadece öğretim veriyor eleştirisinde bulunurken şimdiler de Milli Eğitim-Öğretim hakikaten uzaktan eğimle sadece öğretim verir oldu. Eğitim tümüyle kalktı. Özgürlük meraklısı çiftler özgür fert yetiştiriyor. kurallara gerek yok herkes istediğini yapsın mantığındayken çocuklar da heba olup gidiyor. Birilerinin toplumun bu yanlış giden gidişata bir dur demelidir. Özgürlük beraberinde kuralları da getirir. Evde, iş yerinde, okulda, sosyal medyada, yazmada hatta okuma da dahi bir kural vardır. Hayatımızdaki bu kurallar nerede ne kadar özgür olduğumuzu olacağımızı belirler. Hayatı abartmadan yaşayanlar için kurallar insana yön gösterir ve kişilerin sınırlarını belirler. Abartıp her şeyi kurala bağlayıp insanın canını çıkarırcasına hayatı bir robot gibi yaşamaya da karşıyım. Belki de geçmişte aşırı kuralcı ebeveynlerin çocukları bu gün ebeveyn oldu. Onlar da geçmişin acısını bu şekilde çıkarmaktadır. Ancak bu durum hiç iç açıcı bir durum değil özgürlük adı altında ahlaksız ve adabı muşaret kurallarından habersiz, toplumda sanki sadece kendisi yaşıyor gibi davranış sergileyen insanlar türedi. toplumsal olarak bir felakete sürüklenmeden önce ebeveynler ve eğitimciler her şeyden önce adabı muaşeret kurallarını öğrenmeli ve öğretmelidir. Allah hayırlı evlat yetiştirmeyi cümlemize nasip etsin.                

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.