Öze Dönüş

Öze Dönüş

Öze Dönüş

Merhabalar.

Küçücük veya kocaman şehirlerin insanları olarak hayatımıza devam etme çabasındayken çok önemli bir şeyi, kendimizi, unutmaya başladık.

Kısa bir es verip kendimize dönebilmemizi sağlamak adına kelimelerime sığınmak istiyorum.

Zorlu hayatların, çiçeksiz yolların, belki de kimsesiz kalmış tüm o sokakların sahibisinizdir. Tüm gerçeklerinizi bilemiyor oluşum bana engel olmayacak ve ben bilmediğim şeyler hakkında tam buraya kelimeler saçıp duracağım.

Öncelikle;

Başlamadan kahvenizi yanınıza almanızı, kulaklıklarınızı kulağınıza takmanızı öneriyorum.

Aurora-Runaway bence bu yazıyı okuyacağınız her ana uyum sağlayabilecek bir şarkı.

13220

Sizinle birlikte yürüyeceğim kendime, kendinize olan yolculuğumuzun tarihiyle başlamak istiyorum. 

Çoğu zaman yorucu ve motivasyonumuzu zedeleyen olayların içinde kendimizi buluyor, her şeyden ellerimizi çekip, kabuklarımıza saklanıyoruz. Sanki kabuklarımıza sığınırsak her şey yoluna girebilirmiş gibi düşünüyoruz. Sanırım bu küçüklüğümüzden kalan, tıkırtı duyunca yorganımızın altına saklanma geleneğimizin sosyal hayatımıza uyarlanmış hali… 

Hayatımızın ve tabi ki dünyamızın merkezi olduğumuzu sözlü olarak ifade edip dursak da içsel inanışımız olarak kendimize işlemekte acemilik çekiyoruz. Yaşlarımız, cinsiyetlerimiz ve tercihlerimiz ne olursa olsun en büyük gerçeklikten yani insan olmaktan aldığımız duygularımız çoğu zaman kararlarımızın yöneticisi oluveriyor. Duygularımız bizleri insan yapıyor. Duygularımız kendimizi kendi içsel dünyamızda acemi olabilecek hale getirebilme gücünü elinde tutuyor.

Duygularımızı yönlendirmekte zorluklar yaşayabiliyoruz. Yaşadığımız zorlukların tamamen insani bir durum olduğunu kabullenmemiz ve kabullendiğimiz bu gerçeği pozitif bir karşılığa döndürmemiz gerekiyor.

Motivasyon bence kişinin damarlarından akan kan kadar kişiye yakın olmakla beraber, duyguları yanlış yönlendirmekle yok olabilecek kadar da uçucu. 

Bu uçucu kavramı en içimize, benliğimize işlememiz ve işlediğimiz bu kavramla birlikte olumsuz tüm koşulları kucaklamamız gerekiyor. 

Hayata tutunmak için bir çok olumlama, meditasyon ve psikolojik eğitim örnekleriyle karşılaşmaktayız. Ve her birinin aslında bilincimize, duygularımıza yani özümüze işleme çabasında olduğunu görürüz.

Kendimize katabileceğimiz yegane şey özümüzle temas halinde olmaktır.

Özümüz ile temas

Kelimelerimiz sade çevremizdeki insanlar için değil, geleceğimizdeki “biz” içinde büyükçe bir güçtür.

Konuştuğumuz kelimeler haline bürünüyoruz. Kelimelerin inkar edilemez gücünün varlığıyla her geçen gün daha da tanışıyoruz. 

“Yapamam.” kelimesiyle ne zaman tanıştığımızı asla hatırlamıyoruz ama beynimizin köşesinde, aldığımız her kararın arkasından bu kelimeyi haykırıyoruz. Tanıştığımız zamanı bile bilmediğimiz bir kelimenin içten içe baskısını hissediyor ve geri duruyoruz. Motivasyonumuzu, yaşadığımız olaylar bir kenara, içimizdeki bu kelime kırıyor.

Özümüzde olan parlamayı tozlandıran, etkisi ile bizi saran bir kelime…

Derin bir nefes alıyoruz çünkü özümüze dokunmak için yeterince kafalarımızı karıştırdığımı, konudan konuya atladığımı düşünüyorum. 

  • Nefes, nefes, nefes: Kocaman bir nefesle elimizdeki fincanı kenara bırakıyoruz ve bir tane daha kocaman nefesle yerimize iyice yerleşiyoruz. Şimdi alacağımız üçüncü nefesle kendimiz için kocaman gülümsüyoruz.
  • Gülümsemek: Bizi her olaya karşı motive edebilecek en büyük silahımızı kocaman nefeslerimizle süslüyor ve özümüze işliyoruz.
  • Şükran: Kendimize çokça teşekkür edeceğimiz bölümümüzde, hayatta olduğunuz ve kendinize inandığınız için öncelikle ben sizlere çok teşekkür ediyorum. Ve şimdi teşekkür sırasını sizlere bırakıyorum.
  • Gurur duymak: Gözyaşlarının, kahkahaların ve gerçekten kendimize duyduğumuz hayranlığın açığa çıkması için kendimizle gurur duymamız gerektiğine inanıyorum. İçimizde kendimize karşı gurur duymaktayız ve bunu tam şuan “Seninle gurur duyuyorum.” diyerek kulaklarınızdan ruhunuza akıtmanızı istiyorum.
  • Ellerini tutmak: Kişi en çok kendisiyle birlikteyken kendisi olur ve yine kişi en fazla kendinden destek görmeye açtır. Kendinize kemdi ellerinizi tutarak ve ruhunuza sarılarak destek olun. Bu basmakta sanırım kendimizi kendimize daha yakın hissedeceğiz.
  • Düşünceler: Kendimizle olan bu yakınlığımızı hiç kesmeden,gerçekten hayattan istediğimiz,o “Yapamam” haykırışının gerisinde kalmış isteğimizi düşünüyoruz. Bu isteğimiz her neyse onu düşünüyor, hayal ediyor ve “Neden yapamayayım ki?” cümlesiyle o düşüncemizi tanıştırıyoruz.

Tekrardan kocaman bir nefes ve büyükçe bir gülücükle ilk adımımızı yani kendimizi hissetmeyi tamamlıyoruz.

Tamamladığımız bu ilk basamak özümüzü yani kendimizi görmemizi ve gördüğümüz kişiyi fark etmemizi sağladı.

Bir sonraki basamakta hayatımızdaki amaçlarımıza nasıl odaklanabiliriz ve motivasyonumuzu nasıl kazanırız konularının üzerinde duracağım.

Kendinizle harika bir hayat sürmeniz dileğiyle,

Sevgilerle.

BB.

okur

Yazar: Bb

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.