Kırışıklıklar

“Cildimizin üzerinde belirenler duygusal yolculuğumuzdur” diye açıklıyor Jean-Pierre Veyrat. Kendisi vücut dili uzmanı..Ben kendi yolculuğuma yüzümü yıkadığım her sabah başlıyorum aslında.

Ne çok “Hayır” demişliklerim var alnımın tam ortasına oturmuş.En belirgin,en uzun,bütün çizgilerden  fazla olan…

Katı kuralları olan biri değilim aslında ama fazlaca çocuk yetiştirince ister istemez dörde beşe katlanıveriyor çizgilerin oluşma hızı.

– Hayır, karıştırma,

– Hayır, düşersin dikkat et..

-Hayır, onu alamazsın 

-Hayır, oraya gidemezsin.

Ve ister istemez bu “hayır” ları inandırıcı olması açısından mimikle  desteklemenin sonucudur o çizgiler..

Ama aynı anda başka çizgiler de belirginleşiyor dörde beşe katlanırken dudak kenarlarında yukarıdan aşağıya  fazla gülümsemekten.Ve bu izlerin ayrı bir analizi daha var ki; çocukluğundan itibaren zayıflığını ve acısını göstermemeyi öğrenmiş birine işaret ediyormuş.

Çizgilerim karakterim aslında okuyabilene.. 

Ayrıca hic şaşırmamışim demek ki muhataplarıma ki gözlerim kocaman açıldığında alnıma imza atsın bu duygu..

Bir de sürekli sorgulayan bireylerde oluşan alında dalga dalga genişleyen çizgilerin belli belirsiz oluşu var ki ilerleyen yıllarda daha da derinleşecek gibi……

Çizgilerimi seviyor muyum???

Bilmiyorum ….

Ama aslında sorguluyorum.

Bu kadar hayır diyene kadar strateji değişikliğiyle olayı çözebilme siyasetini kullanabilseydim, alnımın ortasında sadece yaşa bağlı olarak derinleşecekti yavaş yavaş..

İşte o zaman sevecektim o çizgileri kuşku duymadan…

Bahanelerin arkasına saklanıp “Ama benim modelim yoktu ki” demezdim de o zaman.

Şimdi bunu buraya yazmam bile gelecekte kimsenin yüzü kırışmasın diye değil aslında.. 

Belki bugün “HAYIR” diyenlerin kendini bir daha sorgulayabilmeleri ve doğru karar verebilmeleri… Daha güzel yarınlar umuduyla..😊

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları