Kahveni Hazırla: Nasıl Pozitif Bakış Açısı Kazanırız Bir Bakalım

Merhabalar efenim. Yine buralardayım, zihnim dolmuş ve yazdıkça yazasım’ın geldiği vakitlerden birindeyim. 

Bugün sizlere “pozitif bir bakış açısı” kazandırmayı amaçlayacak olabildiğince açıklayıcı ve mükemmel bir yazı yazmak istiyorum.

Hepimizin farklı anlarda başına geldiği o durumu bir örnekle özetleyeyim. “Bardak kırıldı!” 

-Onu nasıl görmezsin! Kör müsün be adam!  En sevdiğim bardaktı o ya..

Merak etme. Bir nicesi dolapta doldurulmayı bekliyor. Keşke tüm hayatımız boyunca taktığımız tek şey bu olsa. Bu örneği unutmamaya çalış çünkü bu yazı bu örnekle birlikte sona erecek.

İşler ters gittiğinde genelde modu düşenlerden olman çok normal. Yada “Zaten hep beni bulur bunlar!” “Bendeki de şans işte!”, “Bu adil değil!”  gibi tepkiler vermek normaldir bu durumlarda. Ya da “Ben bunu hak edecek ne yaptım!” demek. Belki de gerçekten hak etmedin ama olan oldu işte. 

Her durumda – ama her durumda- nasıl pozitif bir bakış açısı kazanabiliriz? Bizi sinir eden gerçekten iş yerinde tartıştığımız iş arkadaşımız mı? Aradan 6-7 saat geçmiş. Eve gelmişiz ve bu konuyu açmışız. Aklına geldikçe delleniyor musun? Şimdi etrafına bak. O kişi orada yok. Belki eşin, belki kardeşin, belki annen ya da baban var yanında, belki başka bir arkadaşın. Ama senin modunu düşüren kişi çevrende değil. Dedik ya aradan 6-7 saat geçmiş.

Peki neden hala kızgınız ve gerginiz?

Aslında sorun genelde o ayrıntıyı kafamızda tutmamız. O ayrıntının seni meşgul etmesine izin vermen. Bazı değiştiremeyeceğimiz olaylar kaderimizdir. Orası kabul. Ancak tepkilerimiz ve seçimlerimiz için başrol hala bizde olacak. Bu her durumda geçerli. 

Kendimize bir soralım. Gerçekten o ayrıntıya takmaya değer bir durum mu? 

Oysa kaderimiz, belki değiştirmeye gücümüz yetmeyecek o durum gerçekleşti. Ama o ince ayrıntıya takılıp boğulmakla o ayrıntının içinden ileriye doğru bakmak arasındaki seçim daima bize ait olacak.

Dar açılar yerine daha geniş perspektiflerden bakmak bizim tercihimiz olacak. Başımıza hiç mi güzel olaylar gelmiyor? Yoksa farkında mı değiliz o güzelliklerin? Bu yazıyı okuyorsan en iyi hazineye sahipsin.Senin kaderin  senin bu güzelliklerden mahrum kalmamanı istemiş belki de. Buraya denk geldin, belki buradan alacağın bir mesaj vardır. Bir yazar mutlulukla ilgili şöyle bir teoride bulunmuştu. “Gerçek mutluluk minnettarlıklarımız da gizlidir.” 

Nice zenginler vardır dertlerin arasında sıkışıp kalan. Ya da sağlık ve sevgide ebedi mutluluğu sağlamaz.Minnet ve şükür duygumuz ne kadar iyiyse o kadar mutlu olurmuş insan.

Yağmur yağdığında biz kıyafetlerimiz için üzülürüz ya da o yağmurun soğukla buluşmasından dert yanarız ya. Akşam eve geldiğimizde yediğimiz yemekler aslında o yağmur damlalarının getirdiği güzellikler değil midir? Biz neyi görüyorsak aslında o biziz. 

Dışsal olguların modunuzu düşürmesine izin vermeyin. En kötü senaryo da bile diyeceğiniz en iyi şey “Pekala.Şimdi bu konuda neler yapabiliriz bir bakalım” “Bunu nasıl düzeltebiliriz?”, “Aslında o kadarda önemli bir durum değil!”  “İşe bir de iyi tarafından bakayım..” “Bu durumlarla baş edebilirim.” 

Ben neler yaşadım,bu olay mı beni yıkacak. Peh!” demek olacak.

En iyi farkındalık olası herhangi bir durumun zamanın gerisinde kalacağını kavramaktan geçiyor. Etrafımıza geniş bir mercekten baktığımızda aslında iyi şeylerinde yaşandığını göreceksiniz.

Her gün minnet ettiğiniz anlarınız için sadece 10 saniyenizi ayırarak bir şey yazın. “Bugün derin bir iç çektim. ”   “İyi bir işim var.”   “Kendimi iyi hissediyorum.”   “Bugün bir kedi sevdim.”     “Çok güzel bir çiçek gördüm.”    “Mis gibi bir yağmur sonrası havayı soludum.”     “Ailemle konuştum.”   gibi basit görünen ve belki de tam olarak değerini henüz anlayamadığımız altın saatler adına. Sonra onları biriktirin. 

Tebrikler pozitif bakış açılı bir minnet arşiviniz olacak.

Sonuç olarak bardak kırıldığında yapabileceğimiz en iyi seçim birinin ayağına batmaması için onu yerden toplamak olacaktır, onun kırılmasını derinleştirip görülmeyen başka şeyleri kırmak yerine.

Bu yazıyı okuyan sevgili okurum. Umarım hayatında farkındalık oluşturacak güzel bir yazı olmuştur senin için.

Sağlıcakla ve sevgiyle  kal!

 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum