İnsan Olmak

Bir kör düşünün her yer karanlık nereye baksa görebildiği tek şey simsiyah bir renk. Hissettiği tek şey ise kendi. Umut işte kör olduğunu bildiği halde bile bakmaya çalışmak. Yine yeniden hayal kırıklığı ile arkadaş olacağını bildiği halde kendine yeni bir arkadaş aramak. Hayal kırıklığından farklı bir arkadaş. küçücük belki ama yine ışıkla beraber umut getiren bir arkadaş. İşte böyledir insanoğlu ışığın var olduğunu bilir ama ışığı kendisinin görebileceğine inanmaz. Hayatın da garip bir huyu vardır ya en çok sevdiklerinle sınar seni ya da en çok istediklerinle. Ve insanlar en çok iyi olana tembeldir. çünkü iyilik külfetli bir iştir. Öncelikle sabır gerektirir. Güzel bir yemek düşünün. Yemek tuzsuz olmaz mesela. İşte sabır da bu yemeğin tuzudur. Sonra empati gerekir. Öyle kolay söylenip yazıldığı gibi değil, hissede hissede onun gibi düşünüp onun yaşadıklarını yaşayarak. Öyle yaşadığını hissederek te olmaz kendini olayın merkezine koyarak. Mantığından çok duruma duygularını katarak empati kurmalısın. İşte bu da yemeğin ana malzemesidir. Nohut mu yapacaksın. İşte buradaki nohut empatidir. Ne olursa olsun güleceksin. Gülmek zor iştir. Öyle herşeye ve herkese gülünmez. İnsan öyle garip bir varlıktır ki kalbinin ısınmadığına öyle ağız dolusu gülemez. Ama gülmelisin. çünkü zor olan da budur! Sırf kalbin ısınmadı diye esirgeyecek misin insanlığını? Nerden biliyorsun kalbinin sana doğru söylediğini. Mantığın bile yanıltmadı mı? seni zamanında. En basit matematik sorusunu çözemezken insan nerden çözecek karşındakinin kalbini kafasını. Hem kötüyü elegart etmek kolaydır, İyi olanı almak seçmek istemek. herkes bunu istemiyor mu zaten. sen kötü olanı iyi yap da kendini kendine ispatla. işte gülmek de yemeğin salçasıdır. Hayat şeytandan daha zekidir. Şeytan gibi belki döngüleri yaptırmak istedikleri ve mekanı yoktur. Hayat bir var bir yoktur. Ne zaman sana güldüğünü ne zaman kızdığını bilemezsin. Tam herşey yolunda iken, birden bire herşey kötü oluverir. Hayatın bir oyunudur bu. sen kötü sanarsın ama hayat aslında sana bak iyi gününde yanında olanların kötü gününde nasıl yanında olduklarına bak. bedenen senin yanında olsalarda ruhen ne kadar yanındalar onu gör deme şeklidir. İşte birinin her koşulda yanında olmak manen, bu da yemeğin yağıdır. Şimdi diyecekainiz yemek soğansız bibersiz domatessiz olmaz diyeceksiniz. Olmaz elbet doğru. Ancak yemek böylede yenir gerisi sizin yemeğe neler katmak istediğinize kalmış. Bir insana ne katarsanız o insandan onu alırsınız. İyi olmak değil derdimiz insan olmak. Ve insanlık somuttan daha çok maneviyat içerir.

okur

Yazar: Ayşe Bayen

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.