|İNSAN KÜTÜPHANESİ|

Processed with VSCO with preset

Kütüphaneler bildiğimiz kadarıyla içerisinde ödünç alma yöntemi ile okuyabildiğimiz kitapların bulunduğu bir kuruluş. Fakat bu defa size bildiğimiz kalıpların dışına çıkmış bir kütüphaneden bahsedeceğim. İnsan Kütüphanesi veya da diğer adıyla Yaşayan Kütüphane. Evet evet bir insanı okuyabileceğinizi söylüyorum.

İnsan Kütüphanesi Nedir? 

       Aslında insan kütüphanesi dediğimiz bu kuruluş, normal bir kütüphanenin işleyiş standartlarına sahip. Sadece rafları farklı kitaplarla değil, farklı hikayelere sahip insanlarla dolu. Belki bir alkolik, belki bir şizofren, belki bir mülteci ya da herhangi bir hastalıkla mücadele eden bir insan ve çok daha fazlası…

Siz bu kütüphaneye geldiğinizde ilginizi çeken dilediğiniz insanı seçebiliyorsunuz ve aynı bir kitap gibi belli bir süre şartıyla onu ödünç almış oluyorsunuz aslında. Bu insan bu süre zarfında size kendi yaşamını anlatıyor. Sesli kitap formatı gibi düşünebilirsiniz. Tabii size de yargılanmadan bu insana dilediğiniz soruyu sorabilme hakkı tanınıyor. Bir kitabı okurken nasıl kendinizi o olayların içinde gibi hissediyorsanız, bu durumda da karşınızdaki insanı anlıyor adeta yaşıyorsunuz diyebiliriz. Tanıştığınız bu bireyler ise toplum içinden gönüllü olarak katılım sağlayan insanlardan oluşuyor.

Processed with VSCO with preset

Kütüphane, beşeriyetin hafızasıdır.

 -İlber Ortaylı

İnsan kütüphanesi nerede ve ne amaçla ortaya çıkmıştır?

Bu oluşum ilk olarak 2000 yılında Danimarka’nın Kopenhag şehrinde  kitabı kapağına göre değerlendirmeyin sloganından yola çıkılarak – The Human Library Organizations-  adıyla hayata geçirilmiştir. Oluşturan isimler ise daha önce farklı projelerde de yer alan Rany ve Dany Abergel adlı kardeşlerdir. Aslında en başta kurulma amaçlarının arasında gençler arasındaki şiddeti durdurmak, toplumdaki ayrımcılığı ve baskıyı azaltmak olduğu söylenmektedir. Fakat daha sonra yüksek destek ve olumlu sonuçlar alarak uluslararası bir sosyal proje haline gelmiş ve New York, Tunus gibi birçok yerde denenmeye başlanmıştır. Ülkemiz Türkiye ise 2007 yılında bu uygulamayı deneyen yerlerden biri olmuştur.

Aynı zamanda geçmişten günümüze en çok kullanılan ve en iyi öğrenme metodlarından birinin yüz yüze iletişim olması da bu projeyi daha verimli hale getirmiştir.

Bu oluşum size hiçbir çıkar gözetmeksizin bir insanın yaşamına ortak olma fırsatı da sunuyor aslında. Günlük yaşamımızdaki gibi ilişkilerden çok uzak. Birini sadece o olduğu için dinliyor, belki de sadece o olduğu için bir bağ kuruyorsunuz. Nedenlere, sonuçlara ve gelecek düşüncesine değil tam da şuana ortak oluyorsunuz.

Ve kitaplardaki insanları, sokaktakilerden daha çok sevdim

-Cemil Meriç

Bir kitabın kapağına bakıp içini anlamak mümkün olmadığı gibi, bir insanı da dış görünüşüne bakıp tanımak mümkün değildir. Bir insanı yargılamadan önce “benim gördüğüm sadece bir kapaktan ibaret, kim bilir içinde neler yazılı” diye dönüp de bir düşünülmedir.

 

Okumayı bırakmayın:)

okur

Yazar: Rümeysa

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

4 yorum

Yorum Yazın
  1. Hayır bu beğenmedime oy beren insanlar neden beğenmediğini yazarsa yazar da en azından kendini geliştirebilir ama bu yazıda insanlar neyi beğenmedi anladım kardeşim konuyu beğenmemiş olabilirsin amaemek var bee
    Emeğe saygı.

  2. İnsan okunması ve yaşanması gereken bir metindir. İnsan kendi sevdalarını gerçek dünyada karşındaki kişiye anlam verdiği bir yapıyla seslendirerek dışa vurabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.