İLHAM

İlham bir anda mı gelir yoksa uzun bir çabanın sonucu mu? Kafaya düşen elma mıdır bize yer çekimini gösteren yoksa yer çekimi hakkında yapılan araştırmadan sonra kazandığımız bakış açısı mi? İlkini tercih edenlere soruyorum :  O zamana kadar hiç kimsenin mi kafasına elme düşmedi ? İlham aslında bizim ilmek ilmek döşediğimiz zihin yapısı ve bakış açısıdır . O bakış açısı olmadan isterse kafamıza karpuz düşsün yine de yer çekimini keşfedemedim. Yazarlıktaki İlham da bunun bir benzeri :  Aynı dili bilen iki kişi düşünün biri sıradan insan diğeri şair bu iki kişinin söylediklerinin yahut yazdıklarını aynı şeyler olabileceğini düşünüyor musunuz ? Tabiki de hayır .Şair ve yazar ruhunun da beslenmesi gerektiğinin farkında olan kişidir. Bir ağaca baktığında ağaçtan düşen yaprağa bakarken ölen insanları da düşünebilir gurbete giden kişileri de. İlham arkadaş olması gerekirken ama arkadaşlığını kazanılması zor biridir öyle her canın istediğinde gelmek istemez. Onu gelmeye ikna etmek için insanları hatta hayatı izlemen ;kitaplar, şiirler okuman ruhunu doyurman gerek aç bir ruha İlham gelmez . İlhamı ağırladığı kaleme bir kere özen göstermen gerekir. Bazen her şeyi ,tüm dil bilgisi kurallarını tüm şiirlerini , bilmene rağmen İlham gelmez  . Çünkü düşünmek  ve bilmek başka şeydir . Yazmak ise ,o seni mahkumluğa da efendiliği de razı eden yazmak ,bambaşka bir şeydir. Onun için en basitinden bile bir şeyler yazabiliyosanız kendinizle gurur duymayı hak etmişsinizdir.

 “İlhamla arkadaş olabilmeniz dileğiyle “

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.