Gülüşü Güzelim, Gamzelim...

Gülüşü Güzelim, Gamzelim…

Gülüşü Güzelim, Gamzelim...

Bütün külliyatını tekamül halinde okuduğum gözlerin!.

Acının, elemin ve de o kekremsi sürgünlüğün doğurduğu, beyni eksiltilmiş, yüreği dağlanmış, umudu sürülmüş, dili yasaklanmış, toprağı elinden alınmış bir yazarın, şairin çaresizliğidir bu sensizliğin kıyısına vuran..

Sen! Benim, sensin.. Sen ‘biziz’.. Biz sürgünün yoksul çocuğu, biz bugün o eline aldığın “NAR” adlı romanın kayıp sayfaları, bahsettiğin o özgürlüğün dilencisiyiz biz.. Gözlerinde dünyayı gördüğüm karagözlüm.. Ahh benim Nar çiçeğim, ah benim ben olan yanım, daha ne desem ne etsem.. Nasıl anlatsam. Senin için ölümü sukunet içinde kabullenen bu can, can atar senin hayallerinde yaşamaya..

Ah! Benim karlar ülkesinde üşüyen canım, ah benim cennet bakışlım, ah benim eksikliğim, ah benim elim, kolum, varlığım.. Kelimeler anlatamıyor sana olan hislerimi, sevgimi. Yazar der ki “beni sadece yazı paklar” bende diyorum ki “Beni ancak sen, gözlerin paklar.” Hayallerimi süsleyen gamzelim, gülüşü güzelim, sen en güzel çaresizliğim, geç olmadan gel olur mu? Gel ki o güzel hayallerini birlikte gerçekleştirelim.. Seni bekleyeceğim, hep bekleyeceğim…

–03-Mart-2020–

okur

Yazar: Astrapedo

Bu yazıyı nasıl buldunuz?