Doğum Günü

Evet,arkadaşlar. An itibariyle 18 yaşına girmiş bulunuyorum. Yıllardır beklediğim an sonunda geldi. 18 olunca birden her şeyin değişeceğini hiç düşünmedim. Sadece artık içim rahat edecekti. İnsanlarla konuşurken, bir yere giderken… Kulağa biraz saçma gelebilir ama ben de böyle biriyim. İstediğim her şeyi zaten yapıyordum fakat artık gerilmeden yapabileceğim. 

Gelelim bu yazının konusuna… Aslında pek bir konusu yok. Birçok şey düşündüm yazarken. 10 yıl sonraki hedeflerimi mi yazsam, 18 yılın nasıl geçtiğini mi anlatsam diye düşündüm. Çok bir karara varamadım, o yüzden ortaya karışık bir şeyler yazacağım. 

Doğum günlerini,özellikle kendiminkileri, hep çok sevmişimdir. Bu dünyaya gelmek çok ahım şahım bir şey olmasa da yaşamak çok garip ve etkileyici bir şey. Bu yaşıma gelene kadar kayda değer ne yaptım diye düşündüğümde aklıma çok fazla şey gelmiyor. Yazma tutkumu keşfettim ve yazmaya başladım. Bunu ilkokuldan beri yapıyorum. Çok fazla kitap okuduğum için çok fazla insan tanıdım. Her şeyin bir gün geçeceğini ve o yüzden üzülsem bile bunu umursamamayı öğrendim. Her şeyin tadını çıkarmayı öğrendim. Yağmurun da karın da güneşin de… Kaçmayı çok sevmeme rağmen kaçmanın çok bir şeyi değiştirmediğini öğrendim. Seyahat etme düşüncesinin beni çok korkuttuğunu ama yine de sırf korktuğum için hayallerimden vazgeçmemem gerektiğini öğrendim. Ve ne kadar şey öğrenirsem öğreneyim aynı hataları sürekli yapacağımı öğrendim. 

Kısacası bu 18 yılda kendimle ilgili çok şey öğrendim fakat bu süreç asla bitmeyecek. Yıllar sonra bunu okuduğum zaman “Ne çok biliyor gibi konuşmuşum.”diyeceğimi biliyorum ama kendimi küçük görmeyeceğimi de biliyorum. Başka bir yazıda da 10 yıl içinde yapmak istediklerimden bahsedebilirim. 

İyi ki doğdum. Kendimi seviyorum, siz de kendinizi sevin. Çünkü eğer kendinizi severseniz tüm dünya sizden nefret etse,sizi yok saysa bile yalnız hissetmezsiniz. İyi geceler ve günaydın…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.