Doğu Türkistan davasına ihanet eden Çin kuklası Burhan Şehidi

Çin işbirlikçisi  mankurt Burhan Şehidi, 3 Ekim 1894 tarihinde Rus İmparatorluğu’nun Kazan Guberniyası’nda Aksu’dan göçen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi fakir olduğundan kısıtlı bir eğitim alabildi. 1912’de Qing Hanedanı’nın yıkılmasının ardından Doğu Türkistana’ geri döndü. 

1920 yılında Doğu  Türkistan Valisi Jin Shuren tarafından Almanya’ya gönderildi ve Berlin’de siyaset ve ekonomi eğitimi aldı. 1933 yılında Doğu  Türkistana geri döndü ve eyalet hükümetinde bir dizi görevde yer almıştır. 1937 yılında Vali Sheng Shicai tarafından Sovyetler Birliği’nde Zaysan sınır bölgesinde bir konsolosluk görevlisi olarak görevlendirildi. Ertesi yıl Troçkist olduğu şüphesiyle geri çağrılarak tutuklandı ve 1944 yılına kadar hapiste kaldı.
Hapisten çıktıktan sonra 1946 yılında eyalet hükümetinin başkan yardımcılığına getirildi. 1947 yılında Nanking’e gönderilerek Çan Kay Şek hükümetinin bir yetkilisi oldu.28 Şubat Olayı’ndan sonra Tayvan’a gönderildi ve burada Çin milliyetçiliğini savunan  konuşmalar yaptı.1948’de Uygur Özerk bölgesine  döndü ve Uygur özerk bölgesi Üniversitesi rektörlüğüne getirildi. Şehidi Çin milliyetçiliğini tercih etti ve Mehmet Emin Buğra’nın Türk milliyetçiliği görüşlerine karşı çıkmıştır. Ocak 1949’da Mesut Sabri’nin yerine Uygur özerk  bölgesi Valisi oldu. Aynı yılın Eylül ayında Çin Komünist Partisi temsilcisi Deng Liqun ile anlaştı ve 26 Eylül’de Kuomintang Generali Tao Zhiyue ile birlikte Doğu Türkistan’ı  Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na teslim etti. Bir hafta sonra da Çin İç Savaşı sona erdi ve Çin kuruldu.

17 Aralık 1949’da Doğu Türkistan (Uygur Özerk bölgesi) Eyalet Halk Hükûmeti kuruldu ve onun başkanı oldu. Ertesi yılın sonunda Çin Komünist Partisi’ne katıldı ve 1952’de Uygur Özerk Bölgesi kuruluş komitesine önderlik etti. 1955’te yardımcısı Seyfeddin Azizi  Uygur Özerk Bölgesi’nin başına getirildikten sonra Şehidi’nin hükûmetteki rolü azalmıştır.

 Burhan Şehidi, Çin işbirlikçisi  olmasıyla tanınan bir Uygur Çinin kuklası  mankurt  Çin devşirmesi hain olarak  Doğu Türkistan  tarihine geçti.  Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı(ÇHSD) Ulusal Komitesi Başkan Yardımcılığı ve Çin İslam Cemiyeti Onursal Başkanlığı gibi görevlerde bulunmuştu.

1940’larda  “Doğu Türkistan’da bağımsız   bir devlet kurmaya  kalkan Çin  sömürgeciliğine karşı çıkan  Doğu Türkistan  bağımsızlık hareketinin karşısına Uygur özerk bölgesi Eyaleti Başkanı olarak Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını   savunanlarla  mücadele etti. Birçok  masum Uygurun topluca katledilmesinde   baş rol oynamıştır.

1984’te Sincan’da 50 yıl adıyla anılarını yayımladı.  Burhan Şehidi 27 Ağustos 1989 tarihinde hayatını kaybetti. Cenazesi ise Tanrı Dağı’nın eteklerine gömüldü.

Uygur  Türkçesi ve Çince’nin yanı sıra, Türkçe ve Rusça başta olmak üzere birçok yabancı dili bilen Burhan Şehidi, “Uygurca, Çince ve Rusça Sözlüğü” derlemiş, Doğu Türkistan ve Batı Asya’nın tarihi hakkında Uydurma bilimsel dayanağı olmayan araştırmalar yaparak gerçek tarihi saptırtarak Çin tezlerine hizmet etmiş bir yalancıdır.

Onun safsata tezlerinden biride  1947 yılında öğretim üyeleri ve öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, Doğu Türkistanın 2000 yıl öncesinden bu yana Çin topraklarının bir parçası olduğu   yalanıdır, Çin’in tek etnik gruba değil, tüm etnik gruplara ait olması gibi Doğu Türkistan’ında tek etnik gruba değil, Çin’deki değişik etnik gruplara ait olduğunu fikri ” tamamen ÇinliKızıl  Faşistlerin savunduğu tezdir, O’da komünist efendilerinin resmi tezlerine hizmet etmiştir.

Vatan haini kukla Genel Vali Burhan Şehidi 1955 yılına kadar 6 yıl içerisinde Doğu Türkistan çapında 1,3 milyon kişinin idam ve yok edildiğini açıklamıştır. Yönetim kadrolarından Uygur,Kazak,Kırgiz,Özbek ve Tatar aydınlarını yok ederek temizledikten sonra kendine körükörüne bağlı Çin yanlısı kadrolarla Doğu Türkistan halkının iradesini hiçe sayarak 01 Ekim 1955’de Sözde Uygur Özerk Bölgesi yönetimini ilan ettiklerini açıklamıştır. Anılarında

İlk sözde bölge valisi Şehidinin Sözde  Uygur Özerk Bölgesi yasasına göre,bölge’de resmi dil Çince’nin yanında Uygur Türkçesi, bölgeden elde edilen doğal zenginliklerin en az % 60’ı sözde özerk bölge yönetiminde ve bölgenin kalkınması için kullanılacaktı.Güvenlik güçleri Uygur Türklerinden oluşacaktı.Okullarda Uygur Türkçesi öğretim dili olacaktı.Ancak,işgalci Çin “Çin Usulu” yalancı özerklikle bu bu hakları Uygurların mallarını sinsice çalarak,gasbederek kaçırarak el koydukları gibi 

Bu Çinin devşirmelerinin aracılığıyla Doğu Türkistan halkının insanı hak ve hukukunu da çaldılar ve gasbettiler.Günümüzde ise,maddi ve manevi varlıklarını çalmakta,dönüştürerek imha etmeye ve Müslüman Uygur Türklerini yer yüzünden tamamen yok etme peşinde ve çabasındadır.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.