Doğanın ardında

Bir çok insan gibi hayal ettiklerimizi yaşamak isteriz. Şehir şehir gezmeyi,farklı kültürlere eşlik etmeyi, bilmediklerimiz hakkında fikir sahibi olmayı… Hayatımızın en önemli parçası olan “Yaşamak” bazı insanlara göre yaşamanın bir anlamı yokmuş gibi,bazı insanlara göre ise yaşamanın binbir türlü sebepleri olduğunu söylediklerine şahit oluyoruz. Yaşamak dünyanın içinde olduğumuzu gösteren bir süs gibi gözlerimizde asılı sanki. Duyduğumuz sesler, tabiatın bize gösterdiği herşey, hepsinin bir anlamı var aslında. İnsanoğlu bilmediği şeylerden utanmamalı, bilmediği herşeyi öğrenip nesil nesil aktarmalı, aktarmalı ki ilerle onunda çocukları nesillerine aktarabilsin. Kim bir bahar sabahı sıcak bir çay içmek istemez ki,doğanın sesine kulak vermeyi, üstümüzden geçen yağmur bulutları ve gökyüzünün şiddetli baş ağrısı. Kuşların Güney’den dönme vakti artık.   Olduğumuz yer bize ait ve ona gözümüz gibi bakmamız gerek.  Bir sonbahar günü meşe ağacında ki yaprakların üstümüze düştüğünü göreceğiz, işte o zaman doğanın bizlere verdiği herşeyi görmek dileğiyle. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.